Hükümlülük, tasfiye

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

I.Sanığın adli sicil kaydındaki kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olduğu ve sanık hakkında henüz hüküm doğurmadığı, bu nedenle kasıtlı suçtan mahkumiyet olarak değerlendirilemeyeceği gibi sanık hakkında CMK'nın 231. ve TCK'nın 51.maddelerinin uygulanmasına da yasal engel oluşturmadığı gözetilmeden, kamu zararını gideren ve dosyaya yansıyan olumsuz kişiliği de tespit edilemeyen sanık hakkında bir daha suç işlemeyeceğine dair olumsuz kanaatin nasıl oluştuğu açıklanmadan, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle CMK'nın 231. ve 5237 sayılı TCK'nın 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin hüküm tesisi,
II.24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53.maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkiler ile 1. fıkrada yazılı diğer hak yoksunluklarından cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 14/04/2016 günü oybirliğiyle karar verildi.