Davacı, kıdem tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, fark ikramiye ve hediye çeki alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı davalı şirkete ait ... işyerinde çalışmaya başladığını davalı şirketin ...’ı satın aldığını, ... çalışanları ile ... çalışanları arasında ücret ve sosyal yardımlar bakımından farklılık olduğunu kendilerine daha az ödemede bulunulduğunu, eşit işlem borcuna aykırı davranış nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacakları talep etmiştir. Davacı davalı şirketin ... işyerinde çalışmaya başlamıştır, bu husus davalının da kabulündedir. Mahkemenin bilirkişi raporunun hatalı tespit içeren bu kısmına dayanarak davacının başlangıçtan itibaren migrosta çalıştığı yönündeki gerekçesi dosya içeriğine uygun değildir. Ancak davacının iddia ettiği ücret ve yan ödemelere ilişkin farklılık Toplu İş Sözleşmesi’nden kaynaklanmaktadır. Birleşen işyerlerinde farklı parasal haklarla çalışan işçiler arasında bir dengenin gözetilmesi amacıyla sendika ile işveren arasında toplu iş sözleşmesinde yer alan hükümler geçerlidir. Bu nedenle davacının iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayanmadığından davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sonucu itibariyle doğru olan kararın bu gerekçeyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 14/04/2016 günü oybirliği ile karar verildi.