... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 10.07.2014 gün ve 362/415 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı, dava konusu 572 parsel sayılı taşınmazda yakın miras bırakanı babası ... tarafından, kardeşi ...'ın hissesinin yaklaşık 50 yıl evvel satın alındığını, davalının bu durumu bildiği halde ... mirasçılarının tapudaki hisselerini devraldığını açıklayarak, ...'in hissesini devralan davalı adına kayıtlı hissenin iptali ile ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, halası ... adına kayıtlı hisseyi ... Noterliği'nin 20.11.2006 tarih 3794 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, sonrasında 24.7.2013 tarihinde tapuda devir işleminin yapıldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, mirasçılar arasında yapılan pay devrinin sadece devredene karşı ileri sürülebilecek şahsi hak tanıdığı, 3. kişiye satışın geçerli olduğu, davacının bu davada davalıya yöneltebileceği ayni ve şahsi hakkı bulunmadığı gerekçeleriyle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
miras payı devri nedenine dayalı pay iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, dava konusu taşınmazda kök muris ...'den ...'e intikal eden payın yaklaşık 50 yıl önce ... tarafından kardeşi ...'e devredildiğini açıklamıştır. Dava konusu 572 parsel sayılı taşınmaz, 14.08.1962 tarihinde yapılan tapulama çalışmalarında tarafların ortak kök murisi ... adına tespit edilmiş ve tapulama tutanağının itirazsız kesinleşmesi ile 20.02.1963 tarihinde tapu kaydı oluşmuş, 01.07.2013 tarihinde yapılan intikal ve 24.07.2013 tarihinde yapılan pay devirleri ile ... mirasçıları adına elbirliği mülkiyet hükümlerine göre tescil edilmiştir. Kök muris ... ise 13.10.1972 tarihinde vefat etmiştir. TMK'nun 677. maddesi hükmü uyarınca yazılı olmak koşuluyla bir mirasçının diğer mirasçıya miras payının devri hukuken mümkün ve geçerlidir. Somut olaya gelince, davacı ... ile ... arasında akdedilmiş
miras payının devrine ilişkin yazılı bir sözleşme dosyaya sunmamıştır. Az yukarıda açıklandığı üzere TMK'nun 677. maddesi uyarınca miras payının devrine ilişkin sözleşmenin hukuken geçerli bir sonuç doğurması için yazılı olması geçerlilik koşulu olup, pay devrinin tanık veya benzeri delillerle kanıtlanması mümkün değildir. Tüm bu açıklamalar gözönünde tutularak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 25,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,00 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.