Mahkûmiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar İbrahim ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Koşulları oluşmadığı halde sanıkların cezalarında TCK'nın 29. maddesi uyarınca indirim yapılması karşı temyiz olmadığından, TCK'nın 109/2. maddesince tayin edilen 2 yıl 6 ay hapis cezaları aynı Kanunun 109/3. maddesi gereğince arttırılırken 4 yıl 12 ay yerine, 5 yıl hapis cezalarına hükmedilmesi ise sonuç cezalar doğru olduğundan bu hususlar bozma nedeni yapılmamış, hükümlerden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Sanık ...'in eşini araştırmak üzere gittikleri olay yerinde bulundukları sırada sanıklar ..., ... ve hakkındaki kamu davası ölüm nedeniyle düşürülen ..., ani gelişen olayda mağdureyi kaçırmaya teşebbüs eylemlerine araç içinde bulunan sanık ...'in iştirak ettiğine dair mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.