Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlunun ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği iddiası ile icra mahkemesine başvurarak tebliğ tarihinin 15.07.2016 olarak düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece, şikayetin kabulü ile tebliğ tarihinin 15.7.2016 olarak düzeltilmesine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun HMK 351/1(b)-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği, bu kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
Somut olayda, ödeme emrinin; “muhatap çarşıya gitmiş, aynı adreste birlikte oturan/çalışan tebellüğe ehil yeğeni ... imzasına” şerhiyle 01.7.2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin şikayet dilekçesinde tebligat yapılan adresin müvekkilinin adresi olduğunu, bu adresten ticari işlerini yürüttüğünü, müvekkilinin tanımadığı ve işyeri çalışanı olmayan birine tebligat yapıldığını iddia ettiği, akabinde beyan dilekçesi ile buranın müvekkilinin adresi olmadığı yönünde iddasını değiştirdiği, şikayetçinin adrese dayalı nufüs kayıt sistemi bilgilerinin incelenmesinde tebligatın çıkarıldığı adresin borçlunun 29.03.2007 tarihinde beyan ettiği adresi olduğu, bu adresten şikayet tarihinden sonra 07.06.2017 tarihinde taşındığı, şikayet tarihinde borçlunun sisteme kayıtlı adresinin tebliğatın yapıldığı adres olup borçlunun sonradan sunduğu beyan dilekçesindeki iddialarına itibar edilemeyeceği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan kolluk araştırmasında tebliğatı alan....’nın tebliğ adresinin ikinci katında uzun süredir ikamet ettiğinin de tespit edildiği anlaşıldığına göre anılan tebligatın bu haliyle usulüne uygun olduğu görülmektedir.
O halde ilk derece mahkemesince şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verilmesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 21.09.2018 tarih ve 2017/3657 E. - 2018/1957 K. sayılı istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA ve ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 10.10.2017 tarih ve 2017/418 E. - 2017/796 K.sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10/12/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.