Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, ücret alacağı, milli bayram, fazla çalışma, haftasonu ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 13.05.1997 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığını ancak ...'ya girişinin 02.11.1998 tarihinde bildirildiğini, müvekkilinin 06.08.2009 tarihinde doğum yaptıktan kısa bir süre sonra süt iznini kullandırmamaya başlandığını, iş mahkemesinde tanıklık yaptığı bir dosyada gerçekleri beyan ettiği ve süt iznini kullanmak istediği için işyerinin tepkisini çektiğini, 27.05.2010 tarihinde haklarını aldığına dair bir belge imzalatılmak istendiğini, müvekkilinin imzalamak istememesi üzerine işten çıkarıldığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, milli bayram alacağı, haftasonu alacağı, yıllık izin alacağı ve ücret alacağının davalıdan tahsili talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep etme hakkı olmadığını, davacının müvekkili şirketten talep ettiği alacakların yasal olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesin talep etmiştir.
Mahkemece, her ne kadar davacı tarafın davacının süt izinlerinin kullandırılmaması sebebiyle bu konuda talepte bulunması ve ayrıca işveren aleyhine açılan başka bir davada tanıklık yapması sebebiyle iş sözleşmesinin feshedildiği iddiasında bulunmuşsa da; davacının 16/07/2001 doğumlu M.Beyza, 19/10/2004 d.lu. ....., 06/08/2009 doğumlu.....isimlerinde 3 çocuğunun olduğu, davacının son doğumuyla ilgili süt izninin kullandırılmadığına ilişkin talebinin olmadığı, davalı tanıklarının davacının süt iznini kullandığını beyan ettikleri, davacının işveren aleyhin açılan başka bir davada aleyhe tanıklıkla ilgili iddiasının ispat edilemediğini, dinlenen davacı tanıklarından özellikle ...'ın beyanlarının oluşa aykırı olduğunu, davacının normalde 08: 00-17: 00 arası, tır geldiğinde de arizi olarak saat 21: 00-22: 00 e kadar çalıştığı, tanık......'ın beyanında ise saat 19: 30 da davacı ile müdürün süt izni konusunda tartıştıklarının beyan edildiği, bu sebeple bu tanığın beyanlarının dikkate alınmadığı, diğer davacı tanığı ...'ın ise davacının alacaklarını alamadığı için işten kendisinin ayrıldığını söylediğini beyan ettiği, nitekim işveren tarafından davacının devamsızlığına ilişkin 28/05/2010-01/06/2010 tarihleri arasında devamsızlığına ilişkin tutanaklar tutulduğunu, iş sözleşmesinin davalı işverence davacının devamsızlığı sebebiyle haklı nedenle feshedildiği böylece davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığı, davacının talep ettiği ücret alacağı, milli bayram alacağı, fazla çalışma alacağı, hafta sonu alacağı ve yıllık izin ücretine hak kazandığı belirtilerek bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini iddia etmiş buna karşılık davalı feshin haklı sebebe dayandığını ileri sürmüş, fesih bildirimine ilişkin 01.06.2010 tarihli yazılı bildirimde fesih sebebinin davacının 28/05/2010-29/05/2010- 31/05/2010-01/06/2010 tarihlerinde devamsızlığı nedeniyle haklı nedenle feshedildiği belirtilmiştir. Davacı 27/05/2010 tarihinde kendisine haklarını aldığına dair belge imzalatılmak istendiğini, kabul etmemesi üzerine işten çıkartıldığını belirtmiş ve aynı gün bahse konu davayı açmıştır. Davalı işveren tarafından davacının devamsızlığına ilişkin tutanaklarında bu tarihten sonra tutulduğu görülmektedir. Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile özellikle bu husus hep birlikte değerlendirildiğinde davalı işyeri davacının iş sözleşmesini haklı neden olmaksızın 27/05/2010 tarihinde feshettiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteğinin kabulü gerekirken reddine ilişkin karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 26.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.