İlk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak yeni hüküm kurulması
İlk Derece Mahkemesince yağma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/14035 esas sayılı iddianamesi ile; sanıklar ..., ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2018 tarihli ve 2017/329 Esas, 2018/538 Karar sayılı kararıyla, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
3. ... Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesinin 10.10.2019 tarihli ve 2019/559 Esas, 2019/2105 Karar sayılı kararıyla, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusu üzerine, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün kaldırılmasına, sanıklar hakkında hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil etmek amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin birinci fıkrası, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
A.Sanıklar Müdafi Temyiz Sebepleri;
1. Sanıkların mahkûmiyetine yeterli, müştekinin soyut, çelişkili beyanlarını destekler nitelikte hiçbir somut delil bulunmadığı,
2. Beraat kararı verilmesi gerektiği,
B. Katılan Vekili Temyiz Sebebi;
Sanıkların en üst hadden cezalandırılmaları gerektiğine,
İlişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Tarafların ortak kabulünden de anlaşılacağı üzere sanıkların işçi ücreti alacaklarının bulunduğu ve bunu almak için harekete geçtikleri ve bu sırada katılanı tehdit ettiklerine dair somut bir delil de bulunmadığı, sanıkların eylemlerinin hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla katılan ile gece vakti buluşup onu alacaklarını tahsil edinceye kadar yanlarında tutmak suretiyle hürriyeti kısıtlama suçunu oluşturduğu, eylemler sırasında bıçak kullanıldığı iddiasının bıçak ele geçmemiş olması nedeniyle sabit olmadığı ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilmiştir.
2. Tanık K.K.'nın, katılan ...'ın hesabına 08.05.2017 tarihi, saat 00.40 sıralarında 8.000,00 TL para gönderdiğine ilişkin dekont örneği, aynı gün saat 01.01 de katılanın hesabından 7.000,00 TL çekildiği ve saat 01.03 de 1.000,00 TL cebe para gönderildiğine ilişkin hesap hareketleri dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Katılan ... ile ... arasında imzalanan kar zarar ortaklık sözleşmesi dava dosyasında mevcuttur.
4. Katılanın aracının gece saat 01.01 sıralarında Garanti Bankası önüne geldiği, aracı sanık ...'ın kullandığı, diğer sanığın ön sağ koltukta yanında oturduğu, arka sağ koltukta soruşturma aşamasında evrakı tefrik edilen temyiz dışı şüpheli ...'ın oturduğu, orta koltukta katılanın, sol tarafında ise yine soruşturma aşamasında evrakı tefrik edilen şüpheli ...'ın oturduğu, arkada oturanların sağ kapıdan sırayla çıkarak üçünün beraber bankamatiğe gittiği, bankamatikten aracın yanına döndüklerinde sanıklar ... ve ...'in de araçtan indiği, katılanın elinde telefonla uğraştığı, daha sonra katılanın tek başına aracına binerek uzaklaştığı, sanıkların yaya olarak ilerleyip ticari taksiye bindiğinin tespit edildiği, 15.05.2017 tarihli görüntü inceleme tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
5.Katılanın aşamalarda tutarlı iddialarda bulunduğu görülmüştür.
6.Tanıklar T.K. ve K.K.'nın katılanın iddialarını destekler nitelikteki beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıkların katılana ait işyerinde çağrı operatörü olarak çalıştıkları, hatta sanıklardan ...’ın ortaklığının da bulunduğu, sanıkların çalışma karşılığı olan alacaklarını katılandan alamadıkları, bu nedenle suç tarihinde saat 21.00 sıralarında katılanla buluştukları ve bir AVM’nin otoparkına gittikleri, saat 22.00-22.30 sıralarında sanıkların yanına ... ve ... isimli iki şahsın daha geldiği, sanıkların katılanı paralarını tahsil amacıyla tehdit ettikleri, zorla araca bindirdikleri, ...’ın zorla arabanın anahtarını katılanın cebinden aldığı, ...’in de katılanın zorla cep telefonunu aldığı, bu sırada katılanın arkadaşı ...’dan yardım istemek için telefonu ...’den alıp, ...’la görüştüğü, bu şahsın da gelip sanıklarla görüştükten sonra olay yerinden ayrıldığı, sanıkların katılanı arabayla bir süre dolaştırdıkları, ...’ın katılanın boğazına bıçak dayadığı ve tehdit ettiği, tenha bir yere gittikleri, daha sonra katılanın içinde bulunduğu zor durum nedeniyle sanıklara muhasebecisi olan ve tanık sıfatıyla beyanı alınan ...’ın evine götürmelerini istemesi üzerine, ...’ın evine gittikleri, bu sırada da ... isimli şahsın bıçakla katılanı tehdit etmeye devam ettiği, ...’ın katılanın talebi üzerine katılanın hesabına 8.000,00 TL havale ettiği, 7.000,00 TL’sini sanıkların çektiği, 1.000,00 TL’sinin de katılan tarafından sanık ...’ın hesabına gönderilmesi üzerine sanıkların katılanı bıraktıkları kabul edilerek ilk derece mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağı tahsil etmek amacıyla silahla tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
A. Sanıklar Müdafinin, Sanıkların Mahkûmiyetine Yeterli, Katılanın Soyut, Çelişkili Beyanlarını Destekler Nitelikte Hiçbir Somut Delil Bulunmadığı ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede,
Olay ve Olgular bölümünün A paragrafının 2 numaralı bendinde bilgilerine yer verilen hesap hareketleri, 4 numaralı bendinde bilgilerine yer verilen görüntü inceleme tutanağı, katılan iddiası, sanıkların savunmaları ve tanıkların katılanın beyanlarını destekler nitelikteki beyanları ile de desteklenen, toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun kesin delillerle sanıklar tarafından işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı, bu nedenle sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerine yönelik aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Vekilinin Sanıkların En Üst Hadden Cezalandırılmaları Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede,
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen suçların işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılık ilkesi dikkate alınarak belirlenen ceza usule ve kanuna uygun olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunamamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesinin 10.10.2019 Tarihli ve 2019/559 Esas, 2019/2105 Karar sayılı kararında sanıklar müdafince ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesinin 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
21.09.2023 tarihinde karar verildi.