Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu vekili İcra Mahkemesine başvurusunda; icra takibinde talep edilen alacakların net olması gerekirken brüt olduğunu, faizin fazla talep edildiğini ve talep edilen faiz oranlarının fiilen uygulanmadığını ileri sürerek icra takibinde fazla talep edilen kısmın iptalini istemiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda şikayetin kısmen kabulü ile takibe 17.500,57 TL üzerinden devam edilmesine, fazla talep edilen kısım için icra emrinin iptaline karar verilmiştir. Karar borçlu vekili ve alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Borçlu vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
HGK'nun 20.09.2006 tarih, 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere Mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.
Somut olayda takip dayanağı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/211 Esas, 2013/355 Karar sayılı ilamında yıllık izin ücreti alacağının en yüksek işletme kredisi faizi ile, kıdem tazminatı alacağının ise bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile tahsiline karar verildiği, taraflarca bildirilen bankalardan fiilen uygulanan faiz oranlarının sorulması gerektiği halde, Mahkemece taraflara bu yönde imkan tanınmaksızın res'en bankalara yazılan müzekkerelere verilen cevabi yazılar değerlendirilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
O halde Mahkemece yukarıda bildirilen ilkeler ışığında, her iki tarafın da bildirdiği bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde mevduata fiilen uygulanan faiz oranları ile fiilen uygulanan işletme kredisi faiz oranları getirtilerek yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı hesaplamayla sonuca gidilmesi isabetsizdir.
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle,borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; bozma nedenine göre alacaklı vekilinin temyiz isteminin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve
25,20 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.