Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkındaki yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Bartın ili Merkez ilçesi Geriişkatırcı Mahallesi çalışma alanında 3402 ... Kadastro Kanunu'nun Ek 4 üncü maddesi uyarınca 2019 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 114 ada 218 parsel ... 3.111,59 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, "6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, 3303 ... Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun uyarınca Havza-i Fahmiye hudutları içinde olduğu ve 1980 yılından beri ... oğlu ... (T.C...)'ın kullanımında olduğu" şerhi verilerek, tarla niteliğiyle, Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; davalı ... ile kardeş olduklarını, babaları ... ' nın mirasçısı olduklarını, Gerişkatırcı Köyü 218 ada 114 parsel de kadastro tespitleri sırasında orman dışına çıkarılarak zilyetliğinin tespiti çalışması yapıldığını, bu taşınmazın babası tarafından zilyet ve tasarruf edilmekte iken onun ölümüyle kardeşlerine kaldığını, kız kardeşlerin haklarını kendileri lehine verdiklerini, ancak sadece zilyet olarak davalı ...’nin üzerine zilyetliğinin tespit edilerek ilan edildiğini ileri sürerek, ..., ..., ... ve ... adına şerh verilerek bu şekilde kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
1. Davalı ... cevabında; iddiaların gerçek olmadığını, 29.11.2017 tarihinde ilan yapıldığını ve tespitin 29.12.2017 tarihinde kesinleştiğini, davacıların kötü niyetli olduklarını, taşınmazın babalarından miras kaldığını ve kız kardeşlerinin haklarını kendilerine verdiği yönündeki iddiaların gerçek olmadığını, dava konusu ettikleri taşınmazın Gerişkatırcı Köyünde bulunmadığının anlaşıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevabında; beyanlar hanesine yönelik yapılan zilyetlik tespitinin mevcut belgelere göre yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk derece Mahkemesince davalının kullanımına davacıların muvafakat ettiği kanaatine varılarak fiili kullanım durumuna değer verilmiş ve her ne kadar davalı ... keşifte miras bırakan ... tarafından kendisine bu taşınmazın kız kardeşlerine verilmesi vasiyet edildiğini beyan etmiş ise de, vasiyet edilenler tarafından tespite karşı bir dava açılmadığından bahisle, davacının davasının reddine, taşınmazın kadastro tutanağındaki vasfı ile tapuya kayıtlı tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince delillerin doğru değerlendirmediğini, tespit bilirkişilerinin taşınmazın kimin tarafından kullanıldığını bilmediklerini beyan ettiği halde çelişkiler gidelimeden karar verdiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, hükmün düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "davacılar dava konusu yerin ortak muristen kaldığını iddia etmiştir. Bilindiği ve Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesinde düzenlendiği üzere "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 190/1.maddesi gereğince "ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Davacı taraf çekişmeli taşınmazın kök muris ... 'a ait olduğunu ispatlamak zorundadır. Taşınmazın kök murise ait olduğu net ve kesin olarak belirlenmesi halinde, ispat yükü yer değiştireceğinden artık davalı taraf çekişmeli taşınmazın hangi hukuksal sebebe dayalı olarak kendisine ait olduğunu ispatlamak durumundadır (taksim, bağış, hibe, satın alma, pay devri, vs.). Davalı cevap dilekçesinde, sadece davanın reddini savunmuş ise de; yapılan keşifteki beyanında dava konusu yerin babasından kaldığını, babasının bu yeri kız çocuklarına verilmesini vasiyet ettiğini beyan etmiştir. Davalı keşifteki beyanında taşınmazın muris ...'dan geldiğini kabul etmiştir. Bu hale göre taraflar arasında mahkemenin de kabulünde olduğu üzere çekişmeli taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...'dan kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın muris ...’dan intikalen geldiği ve taksim ya da başka bir yolla taşınmazın davalı ...'a geçtiğinin ispat edilemediği ve elbirliği mülkiyetinde bir mirasçının, diğer mirasçıların paylarını zilyetlikle iktisabı mümkün olmayıp, mirasçılardan birisi tarafından sürdürülen zilyetliğin tüm tereke adına sürdürülmüş sayılacağı yönündeki kural da göz önünde bulundurulmak suretiyle ve yine he ne kadar davacılar kız kardeşlerinin hisselerini satın aldıklarını iddia etmişlerse de bu hususu ispat edemedikleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle kök muris ...'dan intikal eden miras payı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirmeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de davanın reddedilen kısmı yönünden, davalı ... Hazinesi kendisini vekille temsil ettirdiği halde lehine kullanım kadastrosu davasının niteliği gereği vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemiş olması doğru değil ise de bu eksikliklerin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş, 6100 ... HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gözetilerek yeniden hüküm verilmesinin öncelikli koşulunun mahkeme hükmünün kaldırılması olmasına göre ve istinaf edilmeyerek kesinleşen hususlar aynen muhafaza edilerek aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur." denilerek, "davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince ayrı ayrı kabulüne, Bartın Kadastro Mahkemesi' nin 09/11/2020 gün ve 2019/36 Esas 2020/68 Karar ... kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esası ile ilgili olarak; Davacıların davasının Kısmen KABUL Kısmen REDDİ ile; dava konusu Bartın ili Merkez ilçesi Gerişkatırcı Köyü 114 ada 218 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Maliye Hazinesi adına kadastro tutanağındaki vasıf ve niteliği ile birlikte tapuya kayıt ve tesciline, tapu sicilinin beyanlar hanesine ''Taşınmazın tamamı 6831 ... Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır. 3303 ... Kanunun 3.maddesi gereğince Havzai Fahmiye Hudutları İçinde Kalmaktadır. İşbu taşınmaz 1980 yılından beri 28/168 hissesi ... oğlu ... (T.C ...), 28/168 hisssesi ... oğlu ... (T.C ...) 7/168 hissesi ... evladı ... (T.C ...) 3/168 hissesi ... evladı ... (T.C ...), 3/168 hissesi ... evladı ... (T.C ...), 3/168 hissesi ... (T.C ..., 3/168 hissesi Şerafettin evladı ... (T.C ...), 3/168 hissesi ... (T.C ...), 3/168 hissesi ... (T.C ...), 3/168 hissesi ... evladı ... (T.C ...), 3/168 hissesi ... evladı ... (T.C ...), 3/168 hissesi ... evladı ... (T.C ...), 84/168 hissesi ... oğlu ... (T.C...)'ın kullanımındadır şerhinin yazılmasına" karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; keşif sırasında mahalli bilirkişilerin taşınmazı müvekkili olan davalı ...’nin kullandığını beyan etmelerini rağmen, ilk derece mahkemesince tüm mirasçılar adına şerh verilmiş olmasının doğru olmadığını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun Ek-4 üncü Maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) Ek-4 üncü maddesi,
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden davalı ...'dan alınmasına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.