İNCELEME KONUSU

Mahkumiyet
KANUN YARARINA

BOZMA YOLUNA

BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

İstanbul 66. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2017 tarihli ve 2017/182 Esas, 2017/281 Karar sayılı kararı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179. maddesinin üçüncü fıkrası delaleti ile ikinci fıkrası, 62 nci maddesi gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tutulmasına karar verilmiş, verilen karar 08.09.2017 tarihinde kesinleşmiş, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suçtan mahkum edildiği ve verilen kararın kesinleşmesine müteakip ihbar üzerine dosyanın yeniden ele alınarak İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2021 tarihli ve 2021/866 Esas, 2021/1511 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen önceki hükmün CMK'nın 231. Maddesinin onbirinci fıkrası gereğince açıklandığı, kararın itiraz edilmeksizin 31.12.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.09.2022 tarihli kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/127457 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2022 tarihli ve KYB-2022/113568sayılı kanun yararına bozma isteminin;

''5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlardan birine çevirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.''

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;

“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”

Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.

2. 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin üçüncü fıkrasının;
“Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.”

Şeklinde düzenlenmiştir.

3. İnceleme konusu hükümde sanığın 25 gün hapis cezasına mahkum edildiği, suç tarihinden önce sabıkasının bulunmadığı anlaşılmıştır.

4. Daha önce hapis cezası bulunmayan, sanığın mahkum edildiği 25 gün hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İstanbul 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.11.2021 tarihli ve 2021/866 Esas, 2021/1511 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;

Hükmün 2. paragrafından sonra gelmek üzere “5237 sayılı Kanunun 50/3. Maddesindeki amir hükme göre, takdiren aynı Kanunun 50/1-a ve 52/2. maddelerine göre günlüğü 20 TL'den paraya çevrilerek sanığın neticeten 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," bendinin eklenip, bozmanın sonucuna göre talepte yer almamakla birlikte talep içinde bulunan TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluğuna ilişkin bölümün de hükümden çıkarılması, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,”

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.09.2023 tarihinde karar verildi.