Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2014 tarihli ve 2014/231 Esas, 2014/568 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 ... hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2.Anılan kararın katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 16.06.2020 tarihli ve 2017/210 Esas, 2020/9354 Karar sayılı ilâmıyla;
7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş sanık lehine olması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2021 tarihli ve 2020/1300 Esas, 2021/1306 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci ve yirmiikinci fıkraları uyarınca neticeten 1 yıl 3 ... hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; alt sınırdan ceza verilmesine, eşya değeri fahiş olduğu halde cezasında artırım yapılmamasına, aracın müsadere edilmemesine ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

1.03.03.2014 tarihinde ...'... Türkiye'ye giriş yapmak üzere ... Gümrük Sahasına gelen sanığın sevk ve idaresindeki...plakalı aracın gümrük işlemleri sonrasında risk analizleri çerçevesinde x-ray cihazına sevk edildiği, aracın arka koltuk kısmı ile yakıt deposunun olduğu kısımdaki boşluğa sac ile oluşturulmuş bölmede ve yedek lastik konulan kısmına gizlenmiş 359 adet gümrük kaçağı cep telefonu, bataryası, kulaklık ve şarj aletleri ele geçirilmiştir.

2.Sanık alınan savunmalarında arkadaşından emaneten aldığı araçta yakalanan eşyaları ...'... satmak amacıyla aldığını ikrar etmiş, bozma ilamı sonrasında alınan savunmasında önceki beyanını tekrarla gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödeyemeyeceğini ifade etmiştir.

3.Malen sorumlunun kovuşturma aşamasında alınan beyanında, suçta kullanılan nakil aracının kendi adına kayıtlı olduğunu ve eşinin kullandığını, sanık olan oğlunun aracı emaneten aldığını, kaçakçılık yapacağını bilmediğini ifade etmiştir.

4.Suç tarihinde eşyanın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda fahiş değerde olduğu anlaşılmıştır.

5.Soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığa etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bozma ilamı sonrasında talimat mercii tarafından 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası metninin açıkça okunduğu, sanığın buna ilişkin beyanda bulunduğu görülmüştür.

Tebliğnamede belirtilen görüş yönünden; sanığa bozma ilamı sonrasında talimat mahkemesince 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi kapsamında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemek isteyip istediğinin sorulduğu anlaşılmakla, ilgili Kanun maddesi içeriği yeterli görüldüğünden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanakları, sanık savunması, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
Ancak;

1.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 6545,7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci ve yirmiüçüncü fıkraları somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, karşılaştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Dava konusu kaçak eşyanın miktarına göre sanık hakkında temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,

3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtilmekle;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 03.03.2014, iddianame düzenleme tarihinin 18.03.2014 olduğu,
... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2022/1286 Esas sayısında kayıtlı derdest dosyasında suç tarihinin 16.05.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 24.10.2014 olduğu,
19.11.2018 tarihinde istinaf kararı ile kesinleşen ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2015/244 Esas, 2018/221 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 26.11.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 17.03.2015 olduğu anlaşılmakla,
Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi, kesinleşen dosyanın da aslının veya onaylı bir örneğinin dosya arasına alınarak, sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı ve kesinleşmiş cezanın mahsup edilip edilmeyeceği hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiği dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

4.Sanığın ve malen sorumlunun kovuşturma aşamasında birbiriyle çelişen beyanları, olay tutanağına göre suça konu eşyaların araçta sonradan oluşturulan özel bölme içerisinde yakalanması ve suça konu eşyanın gümrüklenmiş değeri ile nakil aracının bilinen kıymeti karşılaştırıldığında, nakil aracının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete de aykırı olmayacağı gözetilerek, aynı aracın başka bir suçta kullanılıp kullanılmadığı UYAP kayıtlarından incelenip, suç tarihinde ve öncesinde aracın fiilen kim tarafından kullanıldığı, geçmişe yönelik varsa bu aracın sürücüsü olarak sanık hakkında trafik

kurallarına aykırılıktan verilmiş para cezası bulunup bulunmadığı hususları kolluk marifetiyle araştırılıp, bu araştırmalar ışığında malen sorumlunun iyiniyetli olup olmadığı belirlendikten sonra nakil aracının müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2021 tarihli ve 2020/1300 Esas, 2021/1306 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.09.2023 tarihinde karar verildi.