Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapusuz taşınmazın tescili davası hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine, Orman İdaresi ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; sınırlarını bildirdikleri ... ili Çatalca ilçesi ... Mahallesinde bulunan tapulama haricitaşınmazın kırk seneyi aşkın süreden bu yana davacının malik sıfatıyla kullanıldığını, davacının zilyet ve tasarrufunda bulunması nedeniyle tescil dışı bırakılan taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taşınmazın 6148 m2 kısmının 2000 yılından beri işgal edildiğinin mahallinde yapılan inceleme ile tespit edildiğini ve muhtar imzası ile tutanak altına alındığını, bu durumda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesinde yazılı 20 yıl koşulunun oluşmadığını, dava konusu taşınmazın 1980 tarihinde onaylanan imar planı kapsamında kalması nedeni ile zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle Kadastro Mahkemesinde açılması gerektiğinden görev yönünden reddi gerektiği, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiği, yine dava konusu yerin özel mülkiyete tabi olamayacak, kamu mallarından olduğunun belirlenmesi halleri de dikkate alınarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle husumet yönünden itirazda bulunduklarını, esasa yönelik ise dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Mahallesinin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planları olduğunu dava konusu taşınmazın bu planların dışında olduğunu, 1/100000 ölçekli ... Çevre Düzeni imar planında tarımsal niteliği korunacak alanda kaldığını, ... Mahallesi Köy statüsüne sahip iken taşınmazın köylülerin ortak kullanımında bir alan olduğunun Kadastro Müdürlüğünce tespit edildiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu gereğince öngörülen şartların gerçekleşmediği dikkate alınarak açılan davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini istemiştir.

4.Davalı ... İdaresi cevap dilekçesinde; Anayasa'nın 169 uncu maddesi gereğince ormanların özel mülkiyete konu olmayacağını, yapılacak inceleme ile taşınmazın devlet ormanı sınırları içinde kaldığının belirlenmesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın orman sınırları dışında kaldığının belirlenmesi halinde ise aleyhlerine açılan dava hakkında husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 08.09.2015 tarihli ve 2014/348 Esas, 2015/525 Karar sayılı kararıyla; davanın kabülüne, ... ili Çatalca ilçesi ... Mahallesinde bulunan bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 6405,23 m2 lik taşınmazın davacı adına tesciline, (B) harfi ile gösterilen alana ilişkin talebi olmadığından bu kısma ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.

1 İlk derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.06.2019 tarihli ve 2016/9496 Esas, 2019/4425 Karar sayılı ilamında özetle; "4721 Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1,3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddelerine dayalı olarak tapusuz taşınmazın tesciline ilişkin açılan davalarda 4721 sayılı Kanun'un 713/4 ve 5 nci fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli ilanların yöntemine uygun biçimde yapılması ve yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenmesi" gereğine değinilerek sair hususlar incelenmeksizin hüküm bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 14.04.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporu ekindeki krokide A harfiyle gösterilen 6405,23 m2 taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, B harfiyle gösterilen kısım yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine, Orman İdaresi ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

1.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; çekişmeli taşınmaz için zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşmediğini, taşınmaz eğiminin yuksek olduğunu, taşınmazın 1980 tarihinde onaylanan imar planı kapsamında kalması nedeni ile bu tarihten sonra sürdürülen zilyetliğe değer verilmeyeceğini belirterk hükmün bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... İdaresi temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılmayacağını, en eski tarihli hava fotoğrafı incelemsi yapılmasına rağmn tespitten 15-20 yıl önceki hava fotoğraflarının incelenmediğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalıların yasal hasım olması nedeniyle aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmeyeceğini, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılmayacağını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, arazi kadastrosu sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz için davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi, 3402 saylı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14-17 nci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi, 3402 sayılı Kanun'un 26,27 nci maddeleri.

1.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sırasında, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sayfasında dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın 171 ada 25 parsel sayısı aldığının anlaşılması üzerine; dava konusu taşınmaz hakkında kadastro çalışması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorulmuş ve dosyaya gönderilen kadastro tutanağından dava konusu alanın ... Mahallesi 171 ada 25 parsel sayısı ile kadastro çalışmasına konu edildiği, taşınmazın 5753,12 m2 yüzölçümü ve tarla vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmıştır.

2. Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözönüne alınmalıdır.

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26 ıncı maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış; 27 nci maddesinde ise, İlk Derece Mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği belirtilmiştir.

Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağı düzenlenen kısmı için görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu gözönüne alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekmektedir.

3. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Peşin harcın istek halinde ... Büyükşehir Belediye Başkanlığına iadesine,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.