istinaf talebinin esastan reddine
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. ... ili Eyüpsultan ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 3293 parsel ... 630.969,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfı ile Hazine adına tapuda kayıtlıdır.
2. Davacılar ... ve müşterekleri vekili dava dilekçesinde; 22.12.1954 tarihinde 31 nolu Toprak Tevzii Komisyonunca yapılan çalışma neticesinde hazırlanan dağıtım cetvellerinde müvekkillerin murisi ... oğlu ... Uca'ya haritaya bağlı olarak 2 pafta 13 ada 5 nolu parselde kayıtlı halen 20.700 m2 miktarlı tarlanın dağıtıldığını, 31 nolu Toprak Tevzii Komisyonunca oluşturulan dağıtım cetvelinin 23.12.1954 tarihinde onaylanarak kesinleştiğini, bu yerlerin 31 Haziran 1955 tarihinde gösterilerek teslim edildiğini, taşınmazın ... Tapu Müdürlüğünün Zabıt Defteri 34. Cilt, 34 sayfa, 109 sıra nosu ile 4753-5618 ... Kanun hükümlerine göre Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, bu yerin halen 3293 kadastral parsel olarak kayıtlı olduğunu ileri sürerek, 31 nolu Toprak Tevzii Komisyonunun dağıtım belgeleri eksiksiz olarak getirtilerek haritaya bağlı olan bu yerin kapsamı tayin edilmek suretiyle, 31 nolu Toprak Tevzii Komisyonunca çizilen haritada 13 ada 5 nolu parselde kalan, halen ise 3293 kadastral parsel ... 20.700 m2 miktarlı tarla vasıflı arazinin Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın 1993 yılında kadastroya tabi tutulduğu, 2001 yılında ise hükmen Hazine adına tapuya tescil edildiği, on yıllık hak düşürücü sürelerin geçmesinden sonra dava açıldığı gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarlayarak, Toprak Tevzii Komisyonu kararının devlete ait taahhüt niteliğinde olduğunu ve hak düşürücü süreye uğrayamayacağını, dava konusu parsele ait işlemin hukuki niteliğinin hatalı tespit edildiğini, yerel mahkeme tarafından, devlette devamlılığın esas olduğu ilkesinden uzaklaşıldığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu dava konusu taşınmazın 3108 parsel ... taşınmazdan ifrazen oluştuğu, 3108 parsel ... taşınmazın ise tespitinin 25.12.1998 tarihinde kesinleşerek hükmen Maliye Hazinesi adına tescil edildiği hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığı gerekçesiyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.