HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.01.2018 tarihli iddianamesi ile; sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (h) bentleri, 53 ünci maddesi uyarınca cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2018/22 Esas, 2018/117 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (d) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.05.2019 tarihli ve 2019/1698 Esas 2019/1210 Karar sayılı kararı ile;

1-Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelen istinaf başvurusunun incelenmesinde:

Gerekçeli karar başlığında; suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/2-c maddesine aykırı davranılmış ise de; şekli anlamdaki bu eksikliğin yerinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın, ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatın sıfatının gerekçeli karar başlığında; 5271 sayılı CMK'nin 2/1-c maddesine aykırı olarak "Müdafii" yerine "Vekil" olarak gösterilmesi, yerinde giderilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir.

Gerekçeli karar başlığında ... ile ...'ün "Mağdur" yerine "Katılan" olarak gösterilmesi, yerinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.

Kollukta ifadelerinin alınması sırasında sanıklara yağmalanan para miktarının 11.200 TL olduğunun bildirilmesi ve sanığın da diğer sanıkla birlikte soruşturma aşamasında bu parayı yakınları aracılığıyla katılan şirkete iade etmesi, iddianameden yağmaya konu para miktarının 11.655 TL olduğunu öğrenmesi üzerine ise derhal diğer sanıkla birlikte kalan para miktarını yine yakınlara aracılığıyla katılan şirkete iade etmesi, bu haliyle yanıltılması nedeniyle soruşturma aşamasında eksik ödeme yaptığının ortaya konulması karşısında; etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiğini kabul ederek yazılı biçimde uygulama yapan mahkemenin bu kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Adli sicil kaydına göre ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/04/2012 tarihli ve 2006/782 esas, 2012/385 karar sayılı ilamında iki ayrı suçtan hükümlülük kararı bulunması ve 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi dikkate alınarak, en ağır cezaya ilişkin hükümlülüğün mükerrirliğe esas alınması gerektiği gözetilmemiş ise de anılan ilam nedeniyle sanığın ikinci kez mükerrir sayılmasına karar verilmesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi gereğince sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda koşullu salıvermeden faydalanamayacağı dikkate alınarak iki mahkûmiyet kararının birden tekerrüre esas alınması sonuca etkili olmayan fazlalık kabul edilerek hukuka aykırılığın düzeltilmesi nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaate, suç niteliğini tayin ile ceza miktarını ve nev'ini belirlemedeki sebeplerin nitelik ve derecesini takdire, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine, ancak;
Hakkında 2. kez tekerrür hükümleri uygulanarak hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nin 58/6-7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın ikinci kez mükerrir olduğu ve bu nedenle 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesine göre koşullu salıvermeden yararlanamayacak olması nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK'nin 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlık hakları yönünden aynı Kanun'un 53/3. maddesinin uygulama yeri olmadığının gözetilmemesi,
Usul ve yasaya aykırı, sanık müdafiinin istinaf istemi bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hukuka aykırılık, 5271 sayılı CMK'nin 280/1-c ve 303/1-c maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olup, duruşma açılmaksızın anılan Kanun ve maddeleri gereğince düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, 5271 sayılı CMK'nin 280/1-c ve 303/1-c maddelerinin verdiği yetkiye istinaden;
Hükmün 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesiyle uygulama yapılmasına dair fıkrasına "uygulanmasına" ibaresinden sonra gelmek üzere "hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesine, aynı fıkradan "108/2" ibaresinin çıkarılmasına, yerine "108/3" ibaresinin eklenmesine,

Hükmün 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrasından "kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar" ibaresinin çıkarılmasına,

Karar verilmek sureti ile 5271 sayılı CMK'nin 280/1-c maddesi gereğince hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Sanık ... hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükme yönelen istinaf başvurusunun incelenmesinde:

Gerekçeli karar başlığında; suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nin 232/2-c maddesine aykırı davranılmış ise de; şekli anlamdaki bu eksikliğin yerinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın, ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatın sıfatının gerekçeli karar başlığında; 5271 sayılı CMK'nin 2/1-c maddesine aykırı olarak "müdafii" yerine "vekil" olarak gösterilmesi, yerinde giderilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir.

Gerekçeli karar başlığında ... ile ...'ün "mağdur" yerine "katılan" olarak gösterilmesi, yerinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
Kollukta ifadelerinin alınması sırasında sanıklara yağmalanan para miktarının 11.200 TL olduğunun bildirilmesi ve sanığın da diğer sanıkla birlikte soruşturma aşamasında bu parayı yakınları aracılığıyla katılan şirkete iade etmesi, iddianameden yağmaya konu para miktarının 11.655 TL olduğunu öğrenmesi üzerine ise derhal diğer sanıkla birlikte kalan para miktarını yine yakınlara aracılığıyla katılan şirkete iade etmesi, bu haliyle yanıltılması nedeniyle soruşturma aşamasında eksik ödeme yaptığının ortaya konulması karşısında; etkin pişmanlığın soruşturma aşamasında gerçekleştiğini kabul ederek yazılı biçimde uygulama yapan mahkemenin bu kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Eleştiri dışında, duruşmaların kanuna uygun biçimde yürütüldüğü, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde ileri sürülen iddia ve savunmalar ile ikame edilen delillerin denetimi sağlayacak biçimde ve eksiksiz olarak sergilenerek tespit edildiği, yargılama sonucunda dosyaya yansıyan tüm bilgi ve delillerin gerekçeli kararda usulünce tartışılarak ulaşılan vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı ve bu suretle kabul edilen eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uygun olarak nitelendirildiği ve cezaların kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde belirlenerek bireyselleştirildiği, ilk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı kanaatine ulaşılmış bulunmakla;
Sanık müdafiinin, ilk derece mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nin 280/1-a maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan hükme yönelen istinaf başvurusunun esastan reddine,

Karar verilmiştir.

1. Sanık ...'in Temyiz Sebepleri; eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna ilişkindir.

2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri; sanık ...'in uyuşturucunun etkisiyle ve uyuşturucu parası bulmak için böyle bir suç işlediği, pişman olduğu, bu nedenle kararın yasaya ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanıkların olay tarihinde gece vakti ... mahallesinde bulunan BİM markete yüzlerini kapatarak ve ellerinde silahlarla girdikleri, iş yeri çalışanı olan mağdurları kasayı açmaları hususunda "Sizi öldürürüz" şeklinde tehdit ederek kasadaki paraları aldıkları ve yazar kasayı da kırarak içindeki paraları aldıkları, şikâyet üzerine kolluk tarafından yapılan yapılan araştırmalarda benzer yağma eylemleri bulunan sanıkların tespit edildiği, sanıkların aşamalarda alınan savunmalarında atılı suçu ikrar ettikleri, kollukta ifadelerinin alınması sırasında sanıklara yağmalanan para miktarının 11.200,00 TL olduğunun bildirilmesi nedeniyle sanıkların soruşturma aşamasında bu parayı yakınları aracılığıyla katılan şirkete iade ettikleri, daha sonra yağmaya konu para miktarının 11.655,00 TL olarak bildirilmesi üzerine sanıkların yine kalan para miktarını derhal katılan şirkete iade ettikleri anlaşılmıştır.

2. Mağdurlar aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunmuştur.

3. Sanıklar aşamalardaki savunmalarda ikrarda bulunmuşlardır.

4. Olay yeri kamera görüntüleri dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Kolluk tarafından tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Mağdurların beyanları, sanıkların ikrar içeren savunmaları, olay yeri kamera tutanakları ve kolluk tutanakları karşısında, sanık ...'in eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık ...'ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 14.07.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.05.2019 tarihli ve 2019/1698 Esas 2019/1210 Karar sayılı kararında sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.05.2019 tarihli ve 2019/1698 Esas 2019/1210 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

19.09.2023 tarihinde karar verildi.