SUÇTAN ZARAR GÖREN: Hazine ve Maliye Bakanlığı
Suçtan zarar gören vekilinin usulüne uygun tebliğ edilen kararı, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra temyiz ettiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık ...'nın temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yürütülen soruşturma neticesinde, sanığın 237 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.... Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/200 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararı ile sanığın 237 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice hapisten çevrilme 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi, tanık olarak dinlenen M.K. ile aralarında husumet olduğuna ve beyanlarına itibar edilemeyeceğine, suç tarihinde İlçe Emniyet Müdür vekili olduğuna ve Emniyet Müdürlüğü ve lojmanların bakım ve idamesinden de kendisinin sorumlu olduğuna, kalorifer petekleri ve kazanı ile ilgili piyasa araştırması yapmasının normal olduğuna, araç görev kağıtlarının ... olduğuna, bu nedenle suçun oluşmadığına, cezalandırılmasına dair kararın hatalı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.
1.Sanığın, İlçe Emniyet Müdürü ...'ın izinli olduğu 26.11.2012 tarihinden itibaren 27 gün ona vekalet ettiği, bu süreçte... plakalı hizmet aracını alarak özel işi için şehir dışına çıktığı yönündeki ihbar üzerine idari tahkikat yürütülerek suç duyurusunda bulunulması üzerine ... Kaymakamlığı tarafından sanık hakkında soruşturma izni verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
2.Sanık, aşamalarda, taşıt görev emirlerini zamanında düzenlediğini ve ... olduğunu, kendisinin hem mevzuat gereği en üst amir olarak araç kullanma hem de görev belgesi düzenleme yetkisi olduğunu, ayrıca yine en üst amir olarak Emniyet Müdürlüğünün ve lojmanların kalorifer peteklerinin yenilenmesi işi ile ilgilenmesinin de yetkisinde olduğunu, görev defteri tutulmadığı için görev emirlerinde sıra nosu bulunmadığını, piyasa araştırması yaptığı ... yerlerinin pazar günü açık olduğunu, üzerine atılı suçu işlemediğini savunmuştur.
3.Mahkemece tanık olarak dinlenen ve sanığın aralarında husumet olduğunu ileri sürdüğü ..., sanığın ...'de bir Emniyet Müdürü arkadaşıyla yemek yiyeceğini söyleyerek aracı alıp gittiğini, sonradan OGS kayıtlarından ...'e gittiğinin anlaşıldığını, daha sonra da ...'de işi olduğunu söyleyerek aracı kendisinden aldığını, bu şekilde aracın bir süre sanıkta olduğunu, ayrıca birlikte ...'e toplantıya da gittiklerini, sanığın taşıt görev emirlerini idari soruşturma başladıktan sonra toplu olarak düzenlediğini beyan etmiştir.
4.Mahkemece tanık olarak dinlenmemekle birlikte idari soruşturma kapsamında beyanı alınan polis memuru ..., 07.12.2012 tarihinde sanık arabayı aldığında karşılaştıklarını, aralarında konuşurken sanığın kendisine bir Emniyet Müdürü ile ...'de yemek yemeye gittiğini söylediğini, diğer polis memuru...'in ise bu iddiaları duyduğunu ancak kendisinin tanık olmadığını beyan etmiştir. ...'in beyanında geçen tarihte OGS kayıtlarında herhangi bir geçiş olmadığı belirlenmiştir.
5.Dosya içerisinde... plakalı hizmet aracının OGS kayıtlarının, taşıt görev emirlerinin ve sanığın görevlendirmelerinin bulunduğu, OGS kayıtlarına göre aracın 29.11.2012,30.11.2012,02.12.2012,09.12.2012,10.12.2012 ve 16.12.2012 tarihlerinde geçiş kayıtlarının bulunduğu, bu tarihlerden 30.11.2012,02.12.2012,09.12.2012 ve 16.12.2012 tarihlerine ilişkin sanık tarafından düzenlenmiş taşıt görev emirlerinin bulunduğu, 30.11.2012 tarihinde sanığın kaymakam oluru ile görevlendirmesinin
bulunduğu, ancak bu tarihe ilişkin araç görev emrinde kalorifer kazanı için fiyat araştırmasına gidildiğinin yazıldığı görülmüştür.
A. Suçtan Zarar Gören'in Temyiz İstemine Yönelik Olarak;
Suçtan zarar gören vekilinin, yokluklarında verilen ve 09.09.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen kararı, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanunu’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra 23.09.2021 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmektedir.
B. Sanığın Bir Kısım Temyiz İstemlerinin Değerlendirilmesi;
Her ne kadar sanık atılı suçu işlemediğinden bahisle temyiz isteminde bulunmuş ise de, ...'nın Mahkemede, ...'in de idari tahkikat sırasındaki ifadelerinde, sanığın kendilerine bir Emniyet Müdürü ile ...'de yemek yemeye gideceğini söylediğine, yine ...'nın sanığın taşıt görev emirlerini idari tahkikat başladıktan sonra düzenlediğine yönelik beyanları, sanığın kendisinin düzenlediği taşıt görev emirleri ile OGS kayıtları arasında uyumsuzluk bulunması ve bazı günlere ilişkin taşıt görev emirlerinin hiç bulunmaması, sanığın kaymakam oluru ile bir toplantı için görevlendirildiği 30.11.2012 tarihine ilişkin taşıt görev emrinde yine kalorifer petekleri için piyasa araştırmasına gidildiğinin yazılması, 02.12.2012 tarihli taşıt görev emrinde aracın dönüşteki kilometresi 104.406 iken 5 gün sonra 07.12.2012 tarihli taşıt görev emrinde çıkış kilometresinin daha düşük olarak 104.380 olarak yazılması karşısında sanığın suçun sübutuna yönelik temyiz istemleri reddedilmiştir.
B. Sanığın Sair Temyiz İstemlerinin ve Re'sen Gözetilen Hususların Değerlendirilmesi;
1.Suçtan zarar gören Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın, suç tarihi itibarıyla, kovuşturma evresinde duruşmalardan haberdar edilme ve kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunması karşısında, anılan kuruma duruşma gününü bildirir davetiye çıkartılmadan yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmak suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması kanuna aykırı bulunmuştur.
2.Sanığın üzerine atılı suç için 237 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinde 1 yıla kadar hapis cezası öngörülmesi karşısında, daha önceden herhangi bir suç kaydı bulunmayan sanık hakkında orantısız olarak üst sınırdan ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.
1.Gerekçe bölümde (A) madde başlığı açıklanan nedenle, suçtan zarar gören vekili tarafından, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, suçtan zarar gören vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde (C) madde başlığı altında açıklanan nedenlerle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/200 Esas, 2016/103 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği,
Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.