Kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Kartal 1. İcra Müdürlüğünün 2004/5045 E. sayılı dosyası ile alacaklısı ..., takip borçlusu davacı ... hakkında icra takibine geçtiğini, ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiğini, davacının dosyaya 4.130,00 TL ödediğini, icra takibine konu edilen çekin arkasındaki cironun davacıya ait olmadığını ve alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, çekin arkasındaki imzayı ...'in kendisinin attığını Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesi huzurunda itiraf ettiğini, bu hususun Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/754 E, 2011/254 K. sayılı kesinleşmiş kararında da yazıldığını, davacı ödediği 4.130,00 TL'nin istirdardı için Sultanbeyli 1. İcra Müdürlüğünün 2011/1542 E. sayılı dosya ile icra takibi yaptığını, davalının takibe itirazı ile geri ödemesi gereken parayı inkar ettiğini ileri sürerek ödenen 4.130,000 TL alacağın istirdadı için Sultanbeyli 1. İcra Müdürlüğünün 2011/1542 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başlattığı icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davacı tarafından 26.08.2005 tarihinde yaptığı ödemenin istirdadının talep edilemeyeceğini, talebini zamanında ileri sürmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemece 03.12.2013 tarih, 2013/174 E., 2013/417 K. sayılı kararı ile davanın icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkin olduğu, takip tarihi ve dava tarihi itibariyle 1 yıllık dava açma süresinin dolduğunu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Dairemizin 24.04.2017 tarih, 2016/7788 E., 2017/3214 K. sayılı kararıyla; "...İİK'nın 72.Maddesinde hükme bağlanan istirdat davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre borcun tamamen ödendiği tarihten itibaren başlar. Somut olayda istirdat talebine konu edilen önceki takip dosyasında çeke dayanılarak 5.242,82 TL alacak talep edilmiş ise de, 4.130 TL ödeme yapıldığı dosyadaki belgelerden anlaşılmış, bakiye kısım yönünden ödeme olup olmadığı konusunda dosya içerisinde yeterli belgeye rastlanılmamıştır. Bu durumda mahkemece somut olay bakımından hak düşürücü sürenin başlangıcının tespiti yönünden borcun tamamen ödenip ödenmediği hususları üzerinde durulup yeterli inceleme yapıldıktan sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. "gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamada taraf vekillerinden 4.130,00 TL ödeme dışında yapılan ödemenin olup olmadığına dair beyanlarını sunmaları için süre verilmiş ise de davacı vekilince 4.130,00 TL dışında ödenmeyen borç kaldığının bildirildiği, davalı vekilince ise verilen sürede herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, bu haliyle eldeki davanın yasal süresi içerisinde açıldığının kabulünün gerektiği, davacı tarafça sorumlu olmadığı halde takip nedeniyle ödediği miktarın istirdadını isteme hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, takip dosyasına davalının yaptığı itirazının iptaline, takibin aynen devamına, kabul edilen asıl alacağın (4.130,00 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü ve zaman aşımı sürelerinin geçtiğini, davacının ödeme yaptığına ilişkin tespitin hatalı olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 inci maddesi.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.