İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 2017/555-531 Esas-Karar sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf itirazının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-a.6 ncı maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermiştir. Hatay Kadastro Mahkemesince yukarıda belirtilen esasa kaydı yapılarak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Uygulama kadastrosu sırasında, Hatay ili Altınözü ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında, eski 117 parsel numaralı, 11.080,00 m² yüzölçümlü taşınmaz, yeni 110 ada 11 parsel numaralı ve 6.378 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Uygulama kadastrosuna davacı ...'nun itirazı üzerine kadastro komisyonu 110 ada 11 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünü 7.555,76 m2 olarak tespit etmiştir.

2 Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Hatay ili Altınözü ilçesi ... Mahallesinde yer alan 117 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunu; sahada yapılan uygulama kadastrosu neticesinde yüzölçümünün azaldığını azalmanın komşu parsellerden kaynaklandığını belirterek, uygulama kadastrosunda yapılan hatanın düzeltilmesini istemiştir.

Davalılar cevap dilekçesi; davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çekişmeli taşınmazların tapu alanındaki eksilmenin 1955 yılında yapılan ilk tesis kadastrosunda kullanılan ölçü tekniği ile teknolojisinin ve alan hesaplama yönteminin teknik yönünün yetersiz olmasından kaynaklandığı, davalı olan parsel ile komşu parsellerden lehine sınır değişikliği yapılan taşınmaz olmadığı, yapılan çalışmanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 Sayılı Kanun) 22/a maddesi ile ilgili yöneltmelik hükümlerine uygun olduğu saptanmış, davanın reddi ile Hatay ili Altınözü ilçesi ... Mahallesi (eski 117) yeni 110 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespiti gibi tesciline, Hatay ili Altınözü ilçesi ... Mahallesi 110 ada 12,13,14 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmazlardaki alan azalması ve komşu taşınmazlardaki alan artışına ilişkin bilgi verilmediğini, ölçümlerin yanlış yapıldığını, hatalı alan üzerinde yapılan ölçümlerin de hatalı olacağını, ayrıca davacı taşınmazında ciddi alan azalması olması, davanın açılmasında davacının kötü niyetli olmaması nedenleri ile vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, açıklanan ve re'sen ele alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eksilmenin 1955 yılında yapılan tesis kadastrosunda kullanılan ölçü tekniği ile teknolojisinin ve alan hesaplama yönteminin teknik yönünün yetersiz olmasından kaynaklandığı, lehine sınır değişikliği yapılan dava konusu komşu parsel bulunmadığı, bu nedenlerle çekişme konusu taşınmazlar ile ilgili yapılan uygulama kadastro çalışmasının yasa ve yönetmeliğe uygun yapıldığı anlaşıldığından, davanın reddine karar verilmesi isabetli olduğundan, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, uygulama kadastrosu sırasında yapılan işlemlerin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.