İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Kadastro sırasında ... İli Bodrum İlçesi Kumköy Mahallesi çalışma alanında bulunan 135 ada 2 parsel sayılı 814,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmaması nedeniyle Hazine tespit edilmiş ve beyanlar hanesine "Bu parsel üzerindeki ahır ... oğlu ...'e aittir" şerhi yazılmıştır.
2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 135 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki şerhin iptaline karar verilmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde mutesadların cinsi, konumu, mesafesi ve kapladığı alanın tespit edilerek tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... savunmasında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tespit öncesinde davalının taşınmaz üzerine ahır yaptığının keşfen alınan beyanlarla belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı ... Hazinesi vekili istinaf dilekçesinde;mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kadastro tespitinde muhtesat olarak kaydedilmiş olan fiilen "ahır" olarak kullanılan muhtesat bulunduğu ve ahırın 17 yıl öncesinde mevcut olduğu tespit edilmiş ise de, davalının ilgilin kanun hükmünde aranan şartları sağlayacak şekilde ve sürede zilyetliğe ilişkin bir tasarrufunun olmadığını ileri sürmüştür.
2.Davalı ... istinaf dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davacının sunmuş olduğu 17.02.2021 tarihli beyan dilekçesinin ıslah dilekçesi olarak kabul edilmek suretiyle yargılamaya devam edilerek işin esasına girilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerindeki ahırın kendisine ait olduğunun sabit olduğunu ileri sürmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşifte alınan beyan ve bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerine davalı tarafından ahır yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı ... Hazinesi vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunun elverişli olmadığını, 4706 sayılı Kanun uyarınca 2003 yılından sonraki yapıların Hazineye ait olacağını ileri sürmüştür.
Uyuşmazlık, kadastro tespiti sırasında taşınmaza ilişkin muhtesat şerhi verilip verilemeyeceği hususuna ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 19/2 maddesi
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili'nin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.