Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davalı, birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili, davalının kullandığı araçla ... plakalı aracın karıştığı 20.06.2009 tarihli kazada müvekkilinin yaralandığını, bu nedenle tedavi gördüğünü, yaralanmadan dolayı müvekkilin dört gün boyunca komada kaldığını, yaklaşık iki hafta hastanede yattığını, bu süre içinde müvekkilinin beyin ameliyatı geçirdiğini, müvekkilinin inşaat işçisi olduğunu, müvekkilinin iş gücü kaybının halen devam ettiğini, bütün bu nedenlerden dolayı davanın kabulüyle 5.000,00 TL manevi, 5.000,00 TL maddi olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 20.06.2009 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili; davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılmış, ... kullanımındaki 52 BP 302 plakalı aracın karıştığı kaza dolayısıyla müvekkilinin yaralandığını, bu nedenle Kumru Asliye Hukuk Mahkemesinde 2010/158 esas nolu devam eden davalarının olduğunu, bu davanın sigorta şirketine ihbar edildiğini, bütün bu nedenlerden ötürü öncelikle tensiple beraber dosyanın mahkemenin 2010/158 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, fazlaya ilişkin hakları yönünden saklı kalmak kaydıyla 116.800,00 TL tazminat talebinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle kabulüyle davalının sigorta limiti ve sorumluluğu oranında tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı davaya cevap vermemiştir.
Birleşen 2016/47 Esas sayılı dosyasına davalı vekili; davaya konu kazaya karıştığı iddia edilen aracın şirketleri nezdinde 26/02/2009/2010 vadeli, 4058203 sayılı ZMSS- trafik poliçesinin mevcut olduğunu, poliçe ön yüzünde yazan teminatlardan, poliçe genel ve özel şartlarına göre sorumluluk limitlerinin tespit edilmesi gerektiğini, hukuki olarak sorumlu oldukları miktarın, sigortalılarına alt araç sürücüsünün kaza sırasındaki kusur oranı ile sınırlı olduğunu nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Asıl davada ihbar olunan Halk Sigorta vekili; dava konusu 52 BP 302 plakalı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malik Sorumluluk Sigortası (Trafik sigortası) 4058203 sayılı poliçe ile 26.02.2009/2010 vadeleri arasında şirketleri tarafından temin edildiğini, mezkur poliçe ile sorumlulukları poliçe genel ve özel şartları çerçevesinde sigortalının kusuru oranında ve teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davadan önce taraflarına gerekli belgelerle birlikte yapılmış bir başvuru olmadığını, bu nedenle dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden kaza tarihi itibariyle faizden sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2017 tarihli ve 2010/158 Esas, 2017/127 Karar sayılı kararıyla; kazanın meydana gelmesinde davalı ...'nin %80, dava dışı diğer sürücü Sezai Göz'ün %20 oranında kusurlu olduğu, davacının kaza sonucu %51 oranında malul kaldığı ve geçici iş göremezlik süresinin 3 ay olduğu belirtilerek asıl davada maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile davacının ıslahı doğrultusunda, birleşen dava ile tahsilde tekerrür olmaması şartıyla toplam 146.017,31 TL maddi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 26.06.2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminat davasının kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kabulü ile ıslah doğrultusunda toplam 147.517,00- L maddi tazminatın esas dava ile tahsilde tekerrür olmaması şartıyla, davanın ihbarının tebliğ tarihi olan 03.04.2012 tarihinden 8 iş günü sonrası olan 14.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Halk Sigorta A.Ş.'den (davalı Halk Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu poliçede yazılı 150.000,00 TL limitle sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.04.2019 tarihli ve 2018/1692 Esas, 2019/795 Karar sayılı kararıyla; 26.06.2009 kaza tarihinden birleşen davanın açıldığı tarihe kadar 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı, davanın süresinde açıldığı, kusur raporunun davalı ... şirketine tebliğ edildiği ve itirazda bulunmadığı, bu haliyle istinaf aşamasında kusura ilişkin rapora yönelik istinaf itirazının reddi gerektiği, hükme esas alınan maluliyet raporu kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olup bu yönden usulsüzlük bulunmamakla beraber tek adli tıp uzmanı tarafından düzenlendiği gözetilerek kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun yeniden maluliyet raporu alınması, tarafların usuli kazanılmış hakları da gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereği birleşen davada davalı Halk Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2019/55 Esas, 2021/76 Karar sayılı kararıyla; kaldırma kararı uyarınca kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan 18.09.2020 tarihli raporda davacının %100 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği ve hesap bilirkişisinden yeniden rapor alındığı, ancak tarafların usuli kazanılmış hakları da gözetilerek hüküm kurulduğu gerekçesiyle asıl davada maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile davacının ıslahı doğrultusunda, birleşen davayla tahsilde tekerrür olmaması şartıyla toplam 146.017,31 TL maddi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 26.06.2009 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, asıl davada manevi tazminat yönünden davanın kabulü ile 5.000,00- L manevi tazminatın kaza tarihi olan 26.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...' den tahsiline, birleşen davanın kabulü ile davacının ıslahı doğrultusunda toplam 147.517,00 TL maddi tazminatın esas dava ile tahsilde tekerrür olmaması şartıyla, davanın ihbarının tebliğ tarihi olan 03.04.2012 tarihinden 8 iş günü sonrası olan 14.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı Halk Sigorta A.Ş.'den (davalı Halk Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu poliçede yazılı 150.000,00 TL limitle sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
D. Kaldırma Kararı Sonrası İlk Derece Mahkemesi Kararına Karşı İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Asıl davada davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinde; mahkemece maddi zarara ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden faiz talep edilebileceğini, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Birleşen dosya davalısı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporu ile karar verildiğini, yeniden rapor aldırılması gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan kusura ve maluliyete ilişkin raporların dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinin sigorta teminatı kapsamında bulunduğu, mahkemece verilen 19.07.2017 tarihli ilk hüküm davalı ... ve davacı tarafça istinaf edilmediğinden bu hükümde yer alan hususların taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle asıl davada davalı ... vekili ile birleşen davada davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353//1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Birleşen davada davalı ...Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden birleşen davada davalı ...Ş.'ne yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.