Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Bozma öncesi verilen 15/11/2011 gün ve 2009/486 Esas - 2011/660 Karar sayılı kararda sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından dolayı mahkumiyet kararı verildiği, sanığın her iki suçtan verilen mahkumiyet kararını temyiz ettiği halde, Dairemizin 12/02/2014 gün ve 2013/13619 Esas - 2014/3609 Karar sayılı ilamı ile sadece hırsızlık suçundan temyiz incelemesi yapılarak hükmün bozulmasına karar verildiği, konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden temyiz incelemesi yapılmadığı belirlenerek, sanık hakkında 15/11/2011 tarihinde konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen mahkumiyet kararı ile bozmadan sonra 29/05/2014 tarihinde hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararının birlikte yapılan incelemesinde;
Birden fazla kişi ile birlikte işlendiği anlaşılan konut dokunulmazlığını bozma suçundan tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.

Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 20/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.