İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/197 Esas, 2021/589 Karar sayılı kararı ile,
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ayrı ayrı müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/423 Esas, 2022/530 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekili ve sanıklar müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ... ve Müdafinin Temyiz İstemi, eksik araştırmaya, suçun işlenmediğinden bahisle sübuta, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik ve takdirî indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ceza miktarının fazla olduğuna,
Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi, eksik araştırmaya, eylemin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğundan bahisle vasfına, iştirak derecesine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, meşrû savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi, suçun işlenmediğinden bahisle sübuta, eksik araştırmaya, iştirak derecesine, takdirî indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul ile arkadaşı olan tanık ...'ın olay günü sanık ...'in kız kardeşleri ... ve ... ile buluştukları birlikte vakit geçirdikleri ... ilçesinde batık gemi yanında bulundukları esnada ... ve ...'in maktul ile arkadaşı olan ... ile açık kimlik bilgisi tespit edilemeyen bir kişi tarafından görülmesi üzerine buradan ayrıldıkları, ilk etapta ... ve ...'i ikametlerine yakın bir yerde bıraktıkları, ardından tanık ...'nın yanlarına aldıkları, diğer tarafta ise sanıklar ..., ... ve ...'ın bir araya geldikleri, telefon görüşmeleri neticesinde tarafların olaya konu yere gittikleri, maktul ve arkadaşlarının olaya konu yere gittiklerinde sanıkların olay yerinde bekliyor vaziyette oldukları, aracın durmasının ardından sanıkların maktulü bulundukları araçtan indirdikleri, taraflar arasında kavganın başladığı kavga esnasında sanık ...'in elinde bulunan bıçak ile maktulü 9 adet bıçak darbesi ile yaraladığı, bu esnada kendi tarafında bulunan sanık ...'i de yaraladığı, tanıklar ... ve ...'ın eyleme engel olmaya çalıştıkları ancak olaya iştirak eden sanıklar ... ve ...'in tanıkların müdahalesine engel oldukları, tanıklar ... ve ...' nın ateş açması sonucu sanıklar ... ve ...'ın olay yerinden kaçtıkları, sanık ...'in ise yaralanması nedeni ile olay yerinden kaçamadığı, olay neticesinde maktulün vefat ettiği, birlikte suç işleme kararıyla hareket eden ve fiil üzerinde ortak hareket kuran sanıkların maktule karşı kasten öldürme suçunu işledikleri kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanıkların savunmaları, tanık beyanı, teşhis tutanakları, olay yeri inceleme raporu ve krokisi, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesince tanzim olunan 31.12.2020 tarihli otopsi raporu, kollukça tutulan tutanaklar, sanıkların adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Sanık ...'in gerekçeli kararı 12.05.2022 de tebliğ aldığı ve 25.05.2022 tarihinde temyiz isteminde bulunduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki sanık ...'in temyiz isteminin reddine ilişen görüşe iştirak edilmemiştir.
1. Sanık ve ... müdafinin, eksik araştırmaya, suçun işlenmediğinden bahisle sübuta, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, haksız tahrik ve takdirî indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ceza miktarının fazla olduğuna, sanık ... müdafinin, eksik araştırmaya, eylemin kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğundan bahisle vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık ... müdafinin, suçun işlenmediğinden bahisle sübuta, eksik araştırmaya, takdirî indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede,
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eksik araştırmanın bulunmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, hedef alınan vücut bölgeleri, maktuldeki yaralanmaların niteliği, sanıkların eyleme kendiliğinden son vermemeleri hususları göz önüne alındığında öldürme kastıyla hareket ettikleri anlaşıldığından sanıkların eylemlerinin vasfının tayininde isabetsizlik bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, maktulden sanıklara yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, maktul tarafından sanıklara yönelmiş, gerçekleşen ve gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anki hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetme zorunluluğu altında bulunmadıkları anlaşıldığından meşru savunma koşullarının oluşmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiğinden anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanıklar ... ve ... müdafinin iştirak derecesine yönelen temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede,
Maktul ve tanıklar ... ile ...'nın bulunduğu araç içerisinden sanıklar ..., ... ve ...'ın maktulü çıkartarak aralarında arbede çıktığı ve sanık ...'in (9) bıçak darbesiyle maktulü yaraladığı, tanıklar tabancayla hava ateş etmesi üzerine sanıkların olay yerinden ayrıldıklarının anlaşılması karşısında, sanıklar ... ve ...'ın ortak suç işleme kararına bağlı olarak fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmak suretiyle katıldıklarına dair somut bir delil bulunmadığı ancak sanıkların sanık ... ile birlikte olay yerine gelmek ve olay bittikten sonra beraber ayrılmak suretiyle gerçekleşen eylemlerinin, sanık ...'in maktule yönelik kasten öldürme suçunu işlemesine manevi
destek ve suçun işlenmesine yardımda bulunmak suretiyle suç işleme kararını kuvvetlendirdikleri, bu şekilde kasten öldürme eylemine 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrası (a) ve (c) bendleri kapsamında yardım eden sıfatıyla katıldıkları nazara alınarak sanıklar ... ve ... hakkında hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi yönünden hükümlerde hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/423 Esas, 2022/530 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden,
Gerekçe bölümünde (2) nolu bendinde açıklanan nedenle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri iştirak derecesi yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.04.2022 tarihli ve 2022/423 Esas, 2022/530 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Hükmolunan netice ceza miktarı ile sanıklar ... ve ...'in tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanıklar müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.
Yapılan yargılama ve incelenen dosya kapsamına göre maktul ...'ın sanık ... tarafından bıçaklanmak suretiyle öldürülmesi eylemine adı geçen sanıkla birlikte iştirak eden, yanlarında
bıçak ve ele geçirilemeyen tabanca bulunan, bu bağlamda maktulü olay yerine geldiği aracın şoför mahallinden yaka paça zor kullanarak indiren, çıkan arbede sırasında sanık ...'in yanında yer alarak maktulün direnişini zayıflatıp faile eylemi gerçekleştirme olanağını sağlayan, maktulün arkadaşları olup olaya müdahale etmeye çalışan tanıklar ... ve ...'a engel olan sanıklar ... ve ...'in sanık ... ile beraber fiilin işlenişi üzerinde hakimiyet kurarak TCK'nin 37. maddesi kapsamında fail sıfatıyla suça iştirak ettikleri anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesinin isabetli olan hükümlerine yönelik istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararın onanması gerektiği görüşüyle sayın çoğunluğun sanıklar ... ve ...'in eylemlerini yardım kapsamında değerlendiren kabul ve düşüncesine iştirak etmiyorum.