Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2019/3166 Esas, 2020/293 Karar sayılı kararının, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9. MD. 355 Esas, 215/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere;
Katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin yokluğunda verilen ve 17.02.2020,25.02.2020 tarihlerinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen kararı, kanunî süre içerisinde sundukları temyiz dilekçeleriyle temyiz etmiş iseler de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık ve katılan mağdure vekillerinin temyiz dilekçelerinde tesis edilen hükme münhasır herhangi bir temyiz sebebi gösterilmediği anlaşılmakla temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.