Taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte, takibin iptali talepli şikayet sebebiyle yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzeni gereği kaldırılmasına, şikayetin kısmen kabulü ile Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/5958 E. sayılı dosyasında icra emrinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı karşı taraf temlik alacaklısı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki vekili isteminde; şikayetçi ... aleyhine Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2019/5958 E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatılmış olup şikayetçiye icra emri gönderildiği, 330.000,00 TL asıl alacak ve işlemiş yasal faiz talep edildiği, ancak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatılması için borcun muaccel hale gelmesinin gerektiğini, söz konusu borcun muaccel hale gelmediğini, satışı istenilen ipotekli taşınmaz ile ilgili dava sürecinin devam ettiğini, üzerinde ipotek bulunan " Keklikpınarı Mah. 27721 Ada 17 parsel sayılı taşınmazın Ömer Mantı'dan 19.09.2008 yılında devralındığını, taraflar arasında imzalanan protokole göre ipoteğin 15 gün içerisinde fek edileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin yerine getirilmediğini, Ankara 60. Noterliğinin 12908 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ... tarafından Kuveyttürk Katılım Bankası'ndan taşınmazın devralındığını, devralınan tarih itibariyle taşınmazın ipotek bedeli dışında herhangi bir borca konu edilmemesini belirttiklerini, aynı zamanda Ömer Mantı'ya ipoteğin fek edilmesi talepli ihtarname gönderdiklerini, Banka ile ... arasında imzalanan temlik sözleşmesinin muvazaalı olduğunu belirterek takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'e kat ihtarı keşide edilmiş olmasının ve takipte de borçlu olarak yer almasının sebebinin dava konusu taşınmaza kayıt maliki olmasından kaynaklandığı, taşınmazın kaydında Kuveyt Türk Katılım Bankasının 14.12.2007 tarih ve 26155 yevmiye numaralı ipoteğinin mevcut olduğu ve davacı ...'in de dava konusu taşınmazı 19.09.2008 tarihinde üzerindeki tüm takyidatları ile birlikte devraldığı, alacağın resmi ipotek akit tablosu ve temlikname ile sabit bulunduğu, Ömer Mantı ile ... arasındaki ilişkinin temlik alan alacaklı ...'ı ilgilendirmediği ileri sürülerek davanın reddi savunulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe konu taşınmazda davacı/borçlunun taşınmaz maliki olduğu, davalı alacaklının ise ipotek alacağını temlik alan kişi olduğu, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda 02.04.2019'da davalı alacaklı tarafından muacceliyet ihtarının gönderildiği, karşı tarafın da ihtara cevap verdiği, taşınmaz malikine karşı takip yapılabilmesi şartlarının yerine getirildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dava dilekçesindeki itiraz sebeplerinin aynen tekrar edildiği görülmüştür.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki tarafından süresinde istinaf süre tutum dilekçesi dosyaya sunulmuş olup gerekçeli mahkeme kararının tarafa tebliğinden itibaren yasal süre geçtikten sonra gerekçeli istinaf başvuru dilekçesi sunulduğu anlaşılmakla kamu düzeni ile sınırlı olarak inceleme yapıldığı, lehine ipotek tesis edilen banka İİK'nın 150/ı maddesi şartlarını yerine getirmek suretiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip hakkına sahip ise de, alacağı temlik alan takip alacaklısının, borçlulara ihtarname tebliği suretiyle İİK'nın 150/ı maddesi çerçevesinde icra emri gönderilmesini talep hakkı olmadığı, bu hususun, İİK'nın 16/2. maddesi gereği süreye bağlı olmaksızın şikayet konusu yapılabildiği ve mahkemece de re'sen gözetilmesi gerektiğinin belirtildiği, banka ve kredi veren kuruluşlara İİK'nın 150/ı maddesinde tanınan, diğer bir anlatımla devredenin kişiliğine özgü nitelikte olan hakları, ipoteği devralanın, şirket, banka veya kredi veren kuruluş olmadığından kullanamayacağı, ancak, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takip yapmasına yasal engel bulunmadığından takibin değil icra emrinin iptali gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzeni sebebi ile kaldırılmasına, şikayetin kısmen kabulü ile Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2019/5958 E. sayılı dosyasında icra emrinin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde karşı taraf alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Temlik Alan alacaklı Safa Yeşilbaşın alacaklı olduğu kişinin Ömer Mantı olup borcun teminatının ise şikayetçinin sonradan malik olduğu taşınmaz olduğu, şikayetçi taşınmaz malikinin istem konusu taşınmazı tüm takyidatları ile devraldığı, şikayetçinin tüm bu süreçlerden sonra icra takibinde yer almasının tek sebebinin taşınmazı sonradan devralarak malik sıfatı kazanması olduğu, ipotekle ve ipotek akit tablosu ile herhangi bir bağı veya bağlantısı olmayan şikayetçinin dava açmakta hukuki yararı olmayıp davacı sıfatına dahi sahip olmadığı, temlik öncesinde borcun kesin ve belirli bir hale geldiği, icra emri gönderilmesinin yasaya uygun olduğu, temlik sözleşmesi ile ilamlı takip yapabilme hakkının da temlik alana geçtiği ileri sürülmüştür.
Uyuşmazlık, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte takibin iptali istemine ilişkindir.
1., 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ...
2., 6098 sayılı TBK md. 183 vd., md.189,3., 4721 sayılı TMK md. 891,4., 2004 sayılı İİK md. 16/2, md.149, md.150/ı,
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup karşı taraf alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.