Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafii tarafından kararın duruşmalı olarak temyiz istemi üzerine duruşma günü belirlenerek sanık müdafiine meşruhatlı davetiye çıkarılmasına rağmen, belirlenen gün ve saatte hazır bulunmadığı ve geçerli bir nedene dayanan mazeret de bildirmediği anlaşıldığından, mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükmün duruşmasız olarak yapılan temyiz incelemesinde, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2016 tarihli ve 2015/247 Esas, 2016/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38 ... maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının katılanlar ... vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.10.2019 tarihli ve 2017/3317 Esas, 2019/4320 Karar sayılı kararı ile ;
"Maktulden sanığa yönelen haksız eylemin ulaştığı boyut gözetilerek sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle 1/4 ile 3/4 arasında ceza indirimi öngören TCK'nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
24.11.2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,"

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2020/46 Esas, 2022/86 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 38 ... maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 24 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık hakkında asgariye yakın makul oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

A. Katılanlar ..., ... vekilinin temyiz sebepleri; haksız tahrik indirim nedeni bulunmadığına, ilişkindir.

B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri ;

1. Gerekçeye,

2. Savunma hakkının kısıtlandığına,

3. Sübuta,
4. Cezadan takdire bağlı indirim yapılması gerektiğine,
İlişkindir.

1. Sanık ... ile hakkındaki mahkumiyet hükmü kesinleşen ...'nın evli oldukları, maktul ile eskiye dayalı tanışıklıklarının bulunduğu, ... yıllardır süre gelen bu tanışıklık nedeniyle zaman zaman görüştükleri, suç tarihinden yaklaşık iki yıl kadar önce maktulün ...'yı arayarak ondan hoşlandığını söyleyerek bu yönde ısrarlı aramalarına devam ettiği, sonrasında ...'nın suç tarihinden bir buçuk yıl kadar önce ... Devlet Hastanesi'ne gittiği sırada karşılaştığı maktulün aracına bindiği, birlikte tenha bir yere gittikleri, burada cinsel ilişkiye girdikleri, devamında ...'nın maktul ile zaman zaman benzer biçimde bir araya gelmeyi sürdürdüğü, maktul ile sanık ... arasındaki ilişki devam ederken 27.05.2014 tarihinde maktul ile ...'nın yeniden Sarayköy'de buluştukları, maktule ait araçla ... il merkezine geldikleri, ardından maktulün daha önceden tanıdığı tanık ...'nin evine birlikte gittikleri, burada baş başa kalıp konuştukları, ...'nın geceyi de bu evde geçirdiği, eşinin geç saatlere kadar eve dönmemesi nedeniyle kaygılanan sanık ...'in aynı gün kolluk güçlerine kayıp başvurusunda bulunduğu, ertesi gün ...'nın eşi Mecit'i arayarak kendisini ... otogarından almasını istediği, sanık ...'in jandarmayı da bilgilendirerek ...'yı ... otogarından aldığı, sanık ...'nın ...'ye geldiği sırada bir alışveriş merkezinde bayıldığını, ... isimli kadının kendisini evinde misafir ettiğini, tanık ...'nin verdiği ilacı içmesi sonucunda geceyi tanığın evinde geçirdiğini eşine anlattığı, ancak ...'nın geceyi ...'de geçirdiğinin çevrede duyulması üzerine yaşadıkları köyde dedikodu yapılmaya başlandığı, bunun üzerine ...'nın baba evine dönerek bir süre burada kaldığı, bu nedenle eşi sanık ... ile arasında da anlaşmazlık çıktığı, çevrede yayılan dedikodular nedeniyle endişeye kapılan ...'nın 30.05.2014 tarihinde intihara kalkıştığı, ancak durumun ...'nın yakınları tarafından fark edilmesi üzerine tedavi ettirildiği, ayrıca sanık ...'nın eşi ile arasındaki anlaşmazlıkları da bu süreçte giderdiği, küçük köy çevresinde dedikodular nedeniyle rahat yaşayamayacaklarını düşünerek ... il merkezine taşınmaya karar verdikleri, bu karar nedeniyle ...'nın taşınma işlemlerini de yürütmek amacıyla ortak eve geri döndüğü, bu süreçte eşi ...'nın maktul ile ilişki yaşadığını öğrenen Mecit'in namusunu aklamak için ...'ya maktulü öldürme konusunda telkinlerde bulunduğu, sanık ...'in azmettirmesi ile maktulü öldürmeye ikna olan ...'nın bu amaçla plan yapmaya başladığı, sanık ...'in azmettirmesi doğrultusunda yaptıkları plan uyarınca maktul ile önceye dayalı ilişkileri nedeniyle gün içinde maktulün hangi saatte, nerede bulunduğunu da bilen ...'nın suç tarihinde eşinin kullandığı cep telefonuna saat 06.24'te "beni al" biçiminde bir ileti gönderdiği, sanık ...'nın gönderdiği bu iletinin hemen ardından eşi sanık ...'in "köprüye yürü" biçiminde yanıt verdiği, sanık ...'in azmettirdiği ...'nın, sabahın erken saatlerinde eşi Mecit'in bulundurma ruhsatlı tabancası da yanında bulunduğu halde, maktulün geleceğini tahmin ettiği ... Tekstil civarına eşi olan sanık ... tarafından getirilip bırakıldığı, ...'nın burada maktulü beklemeye başladığı, saat 12.30 sularında maktulün ... Tekstil önüne geldiği, sanık ...'nın tuvalette tabancayı atışa hazır hale getirdiği, dışarıya çıktığında maktulün marketin önünde bankta oturmakta olduğu, ...'nın maktule yaklaştıktan sonra bir-iki metre mesafeden maktule birçok kez ateş ederek otopsi raporunda belirtilen biçimde öldürdüğü olayda, sanık ... hakkında maktule yönelik azmettiren sıfatıyla nitelikli kasten öldürme suçundan uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
Haksız tahrik yönünden, maktul ile sanığın eşi olan ...'nın aralarında cinsel ilişki boyutuna ulaşmış bir gönül ilişkisinin bulunduğu, sanığın bu hususu bildiği, suçun bu sanık yönünden haksız fiilin oluşturduğu öfke ve şiddetli elemin etkisi altında işlendiği gerekçesiyle sanık hakkında asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulandığı, anlaşılmıştır.

2. Maktul ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 18.07.2014 tarihli ;
"Şahsın ateşli silah mermi çekirdeğinin yol açtığı göğüs (akciğer,kalp) ve batın organları (karaciğer, dalak) ile büyük damar yaralanması (vena kava inferior) ve bundan mütevellit masif iç ve dış kanama nedeniyle öldüğü"
Görüşünü içeren otopsi raporu dava dosyasında mevcuttur.

3. Olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi, uzmanlık raporları, telefon inceleme tutanakları, HTS kayıtları, nüfus kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı bendinde bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.

A. Tebliğname yönünden
Sanığın kendisine cinsel ve duygusal yönden sadakatsiz davranan eşini affederek onu maktulü öldürmeye azmettirdiği olayda mahkemenin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca yaptığı haksız tahrik indirim oranına ilişkin kabul ile uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Katılanlar ..., ... vekilinin haksız tahrik indirim nedeni bulunmadığına, sanık müdafiinin gerekçeye, savunma hakkının kısıtlandığına, sübuta, cezadan takdire bağlı indirim yapılması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, soruşturma veya kovuşturma aşamasında savunma hakkının kısıtlanmasına neden olabilecek bir işlemin bulunmadığı, eylemin oluş şekli ve bununla uyumlu telefon inceleme tutanakları uyarınca eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının tayini ile suça iştirakin niteliğinde bir isabetsizlik bulunmadığı, maktul ile sanığın eskiye dayalı tanışıklarının olması, bu nedenle maktulün sanığın ikametine rahatça girmesi, oluşturulan güvene aykırı biçimde maktul ile sanığın eşi olan ve hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen ...'nın arasında cinsel ilişki boyutuna ulaşmış bir gönül ilişkisinin yaşanması, sonrasında bu durumu öğrenen sanığın azmettirmesiyle işlenen eylemde maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden davranışların ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının yerinde olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2020/46 Esas, 2022/86 Karar sayılı kararında katılanlar ..., ... vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar ..., ... vekili ile sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.

Sanık ... ile evli olan sanık ...’nın bir dönem ailece görüştükleri, maktul ... ile aralarında başlayan duygusal yaklaşım sonunda zaman zaman gizlice buluşarak cinsel ilişkiye girdikleri, bu ilişkilerin zamana yayılması sonucunda çevrede dedikoduların yaygınlaştığı, sanık ...’nın eşinin de bu ilişkilerini öğrendiği, bir süre sanık ... ile eşi ayrı yaşayıp daha sonra tekrar bir araya gelerek evliliklerini kurtarmak için Sarayköy ilçesinden ... il merkezine taşındıkları, ancak, eşinin maktul ... ile olan ilişkisini içine sindiremeyen sanık ...’in azmettirmesi ile önceden verdikleri karar ve yaptıkları plan sonrasında, sanık ...’nın sanık ...’e ait tabanca ile İsmail’i çalıştığı iş yerinin önünde vurarak öldürdüğü olayda;
Maktul’ün, evli olduklarını bildiği, aile dostlukları nedeniyle birbirlerine gidip geldikleri sanık ...’in eşi ... ile ... süre devam eden cinsel ilişki yaşadığı hususunda şüphe ve tereddüt bulunmadığı,
Haksız fiilin ceza veya borçlar hukuku anlamında haksız fiil olmasının gerekmediği, hukuk düzenince onaylanmayan fiilin haksız fiil olarak kabul edilebileceği, haksızlığın toplumda geçerli sosyal değer yargılarına göre hakim tarafından takdir edileceği,
Maktulün aile dostluklarının verdiği güveni kullanarak sanık ...’in eşi ile ... süre devam eden cinsel ilişkilerini içeren eylemleri, bu ilişkinin ... süre devam etmiş olması, anılan ilişkinin sanığın ruhsal yapısındaki etkilenmeler, tahriki oluşturan tartışma ve kavgayı başlatma ya da başlatanın belli olmaması, basit yaralama, sövme gibi hareketlere nazaran olayımızdaki haksız tahriki oluşturan tevali eden eylemlerin sanık üzerinde bıraktığı hiddet ve şiddetli elemin ağırlığı ile hak nesafet kuralları gözetildiğinde, sanık ... lehine haksız tahrik nedeniyle asgariye yakın (1/3) indirim yapılması gerektiği düşüncesiyle, sanık aleyhine olacak şekilde asgari “1/4” oranında indirim yapılması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.