İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle,
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2022/140 Esas, 2022/167 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna aynı Kanun'un 58 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/2099 Esas, 2022/1984 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 01.09.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
A. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; hatalı kabul ve delil değerlendirmesi ile karar verildiğine suç tasarlanarak işlendiğinden suç vasfının hatalı belirlendiğine, haksız tahrik şartlarının bulunmadığına, vekalet ücretine ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; haksız tahrikin derecesine, eylemin meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması kapsamında kaldığına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile maktulün akraba olup olay günü akşam saatlerinde buluşarak tanıklar ..., ... ve ... ile birlikte bulundukları yerdeki taksi durağının arka kısmında alkollü içki içtikleri, alkolün etkisiyle sohbet esnasında maktulün ortadan kaybolan sigara paketini sanığın aldığını düşünerek sanığa hakarette bulunduğu ve tanık ...'ın beyanları ile sabit olduğu üzere tokat attığı, kısa süre sonra sanığın biraz konuşalım diyerek masadan uzaklaştırdığı maktulü üzerinde bulunan bıçakla yaralayarak otopsi bulgularına göre karaciğer ve büyük damar yaralanması nedeniyle hayatını kaybetmesine neden olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu ve basit krokisi, ölü muayenesi ve otopsi tutanağı, adli tıp raporu, sanığa ait güncel nüfus ve adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanığın maktule yönelik kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Haksız Tahrikin Derecesine, Meşru Savunma ve Meşru Savunmada Sınırın Aşılması Şartlarının Oluştuğuna Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden;
Maktulden sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun’un 25 ... maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen meşru savunma, yargısal kararlarda ve öğretide; bir kimsenin, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakkı hedef alan, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırı ile eş zamanlı olarak hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde, kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak mecburiyetiyle saldırıda bulunan kişiye karşı işlediği ve hukuk düzenince meşru kabul edilen fiiler olarak kabul edilmektedir. Savunmanın, meşru savunma şartlarının bulunduğu sırada başladığı, ancak orantılılık ilkesinin ihlal edilmesi nedeniyle meşru savunmanın gerçekleştiğinin kabul edilmediği durumlarda ise 5237 sayılı Kanun’un 27 nci maddesinde düzenlenen "Sınırın aşılması" söz konusu olabilmektedir. Buna göre somut olayın oluş şekline göre sanık lehine meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılanlar ... ve ... Vekilinin Hatalı Kabul ve Delil Değerlendirme ile Karar Verildiğine Suç Vasfına, Takdiri İndirim Nedenlerine Yönelen Temyiz İstemleri Yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, ani kastla işlenen eylemin kasten öldürme suçunu oluşturduğu takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/2099 Esas, 2022/1984 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanık ve müdafiinin tahliye taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.09.2023 tarihinde karar verildi.