Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte İİK m. 169 kapsamında borca itiraz ile kambiyo vasfına yönelik takibin iptali istemli şikayet sebebi ile yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı borçlular vekili dava dilekçesinde özetle; ödeme emrine mündemiç bononun senet vasfına haiz olmadığı, bono üzerinde düzenleme tarihi belirtilmiş olmasına rağmen en alt kısmında ikinci bir düzenleme tarihi yer aldığı, senet borçlusunun yanında başka bir imzanın aval sayıldığı, aval bono borçlusu gibi sorumlu olduğu ancak takip konusu bonoda kefil olarak yazıldığı ve kefalet limiti belirtilmiş olup bononun şarta bağlı hale geldiği, şarta bağlı bononun geçersiz olduğu, davacıların ikametgahının ... olup takipte yetkili icra dairelerinin ... İcra Daireleri olduğunu bu sebeple yetkiye itiraz ettiğini beyanla öncelikle takibin iptalini, alacaklı davalı için %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu bononun kambiyo vasfına haiz olduğu, alt kısımda bilgisayar ile yazılmış olan tarihin bono evrakının basım tarihi olduğu, bono üzerinde yazılı yetki sözleşmesi uyarınca Ankara İcra Dairelerinin yetkili olduğunu belirterek itirazın reddini savunmuştur ve davacılar aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı borçlular hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının bir bono olduğu, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca zorunlu unsurları taşıyan bu senetle kambiyo yoluyla takip yapılmasında aykırılık bulunmadığı, tacir olan tarafların yetki hususunu HMK usulüne uygun olarak belirlediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Dava dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu olayda tarafların tacir olmaları sebebi ile bonoda yazılı yetki sözleşmesinin geçerli olduğu, takibe dayanak bononun kambiyo senetlerinin TTK'nın 776. maddesi gereği taşıması gereken unsurlara haiz olduğu anlaşılmakla mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı ve hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı borçlular vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlular vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dava dilekçesindeki ve istinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerinin aynen tekrar edildiği görülmüştür.

Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte İİK m. 169 kapsamında borca itiraz ile kambiyo vasfına yönelik takibin iptali istemli şikayet istemine ilişkindir.

1., 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, HMK md.17,2., 2004 sayılı İİK md. 169, md. 50,3., 6102 sayılı TTK md. 776, md. 777,3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı borçlular vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.