Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

1- Borçlunun temyiz isteminin incelenmesinde;
Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere ve kararın gerekçesine göre borçlunun temyiz itirazlarının (REDDİNE);

2- Alacaklının temyiz itirazlarına gelince;
Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda, sair şikayetlerinin yanında takip dosyasından fazla tahsil edilerek alacaklıya ödenen paranın iadesini talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği, borçlu tarafından karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; İİK'nın 361. maddesi gereğince icra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği, yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınacağı gerekçesi ile, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile takip dosyasından şikayetçi borçlu tarafından fazla ödendiği tespit edilen 189.102,18 TL'nin davacı borçluya iadesinin icra müdürlüğünce yapılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir.
İİK'nın 361. maddesi gereğince icra dairelerince borçludan fazla para tahsil olunarak alacaklıya verildiği, yahut yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğu hesap neticesinde anlaşılırsa verilen para ayrıca hükme hacet kalmaksızın o kimseden geri alınır.
Anılan madde hükmü, ilamlı veya ilamsız tüm icra takiplerinde, her ne sebeple olursa olsun, borçludan fazla para tahsil edilen ya da yanlış kişiye yapılan ödeme durumlarında uygulama yeri ve alanı bulunan, özel bir hükümdür. Buna göre, icra daireleri, hesaplama sonucunda fazladan tahsil edildiği ortaya çıkan ya da yanlışlıkla bir tarafa tediye olunan tutarları ayrı bir mahkeme hükmüne gerek olmaksızın, borçluya geri vermekle yükümlüdürler. Açıktır ki, burada, icra müdürüne kanun tarafından verilmiş, özel bir görev ve daha da önemlisi cebri icra gücünün kullanılması kapsamında bir yetki söz konusudur. İcra müdürü, dayanağı ve şekli ne olursa olsun, girişilmiş bir icra takibinde, borçludan tahsil edilen paranın, tahsili gerekenden daha fazla olduğunun (veya yanlışlıkla bir tarafa para tediye olunduğunun) hesap sonucunda belirlediği durumlarda, cebri icra gücünü kullanarak, fazla tahsilatı borçluya geri verecektir (HGK’nun 2009/17-242 E.- 2009/290 K. ve 24.06.2009 tarihli kararı). Şu halde İİK'nın 361. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için icra dairesince yanlışlıkla ödenen bir para mevcut olmalıdır.

Somut olayda, Didim İcra Müdürlüğünün 2018/1207 Esas (eski esas 2014/1064) sayılı dosyasında borçlu aleyhine başlatılan örnek 7 ilamsız icra takibinde, borçlunun takibe itiraz ettiği, alacaklının itirazın iptali davası açtığı, mahkemece itirazın iptali talebinin kısmen kabulü ile borçlu yönünden takibin 250.000 TL üzerinden devamına, icra inkar tazminatına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedildiği, kararın 12.10.2016 tarihinde kesinleştiği; Mahkemece aldırılan 17.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda; borçlu tarafça icra dosyasına 189.102,18 TL fazla ödeme yapıldığı belirtildiği anlaşılmıştır.
Bu açıklamalara göre, ortada yanlışlıkla ödenen veya ödeme tarihi itibariyle fazladan yapılmış bir ödemenin ya da yanlış kişiye yapılan bir ödemenin mevcut olmadığı, takip borcuna ilişkin ve mevcut duruma uygun olarak yapılmış bir ödeme söz konusu olduğundan takibin iptali isteminin kısmen kabul edilmiş olması borçlu tarafından yapılan ödemeyi hükümsüz kılmaz. Aksi halde her iptal kararı verilen icra dosyasından ödenen paraların iadesi talep edilerek icra dosyasının hiçbir zaman infaz edilememesi, sürekli açık kalması sonucu doğar. Bu durumda İİK'nın 361. maddesinin somut olayda uygulama yeri yoktur. Anılan istemin borçlu tarafından genel mahkemelerde açılacak istirdat davasında tartışılması gerekir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yazılı nedenlerle borçlunun istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 10/10/2022 tarih ve 2022/56 E.- 2022/2354 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 18.09.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.