İstinaf Başvurusunun Kabulüne
Taraflar arasındaki dernek üyeliğinin sona erdiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan ... İşadamları Dernek üyeliklerinin 07.04.2014 tarihli istifa beyanı ile son bulduğunu açıklayarak, davacıların adı geçen derneğe üyeliklerinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesince davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesi sonrası talep üzerine dosyanın gönderildiği Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılardan ...'ın, diğer davacı ... Tekstil A.Ş. adına üye olduğu, daha sonra alınan karar ile bu üyeliğe davacılardan ...'nın devam ettiği, üyeliğin 07.04.2014 tarihinde sonlandığı anlaşılmış olup, söz konusu derneğin Fetö silahlı terör örgütü ile ciddi bağlantılarının bulunduğunun tespit edildiği, davacılardan ... hakkında açılmış ceza dosyanın beraat ile sonuçlandığı anlaşılmakla davacıların iş bu tespit davasını açmakta hukuki yararlarının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacılar ..., ...'nın davaya konu ... İş Adamları Derneği'ne, ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş adına üye oldukları anlaşılmakla, davacı asiller ile davacı firmanın üyeliklerinin 07.04.2014 tarihli itibariyle sona erdiğinin tespitine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın usulden ve esastan reddinin gerektiğini, aleyhlerine yargılama giderine hükmolunamayacağını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava konusu ... İş Adamları Derneği'nin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 2 nci maddesi kapsamında Fethullahçı Terör Örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen ekli listede yer alan derneklerden olduğu ve bu sebeple kapatıldığı, 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin dava ve takip usulünü düzenleyen 16 ncı maddesi hükmünde, “20.07.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların sahibi gerçek veya tüzel kişiler aleyhine 17.08.2016 tarihinden önce açılan davalar ile bu kapsamda Hazine ile Vakıflar Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilen davalarda mahkemelerce, 15.08.2016 tarihli ve 670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 5 inci maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle ret kararı verileceğini" düzenlendiği, eldeki davanın 17.02.2017 tarihinde açıldığı, buna göre İlk Derece Mahkemecsince 670 sayılı KHK nın 5 inci maddesi uyarınca dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar vermesi gerekirken davanın kabulüne karar vermesi doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b-2 nci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm oluşturularak 670 sayılı KHK nın 5 inci maddesi uyarınca dava veya takip şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın derneğe karşı değil davalı idareye karşı açıldığı, idareye yapılan başvurulan sürüncemede bırakıldığı, davanın sadece davalıda bulunan kayıtlar kapsamında müvekkiller yönünden bir tespit yapılması ile sınırlı olduğunu açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, davacıların Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan derneğe üye olmadığının tespiti isteğine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yasalaşmasına dair 6749 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yasalaşmasına dair 7091 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yasalaşmasına dair 7082 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 189,15 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.