SAYISI: İHK-2022/9987

SAYISI: K-2021/184222

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04.08.2018 tarihinde sürücüsü olduğu araç ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) yapılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak doğan zararın karşılanmadığını iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 05.02.2020 tarihinden itibaren 8 işgünü sonrasından başlamak üzere avans faizi ile ve yargılama giderleri kapsamında 1.400,00 TL adli tıp rapor ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.12.2021 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 119.816,25 TL'ye artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketine eksik belge ile başvuru yapıldığını, mevzuatta tanımlanan usule uygun şekilde müracaat edilmediğini, talebin usulden reddi gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, maluliyet raporunun hükme dayanak yapılmaya uygun olmadığını, kusur incelemesi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, rapor ücretinden sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenecek rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini, savunarak talebin reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların iddia ve savunmalar, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, 119.816,25 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18.02.2020 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline, 1.400,00 TL adli tıp rapor ücretinin yargılama giderleri arasında kabulüne karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; sigorta şirkete usulüne uygun sağlık kurulu raporu sunulmadığını, uzlaşma olup olmadığını tespiti gerektiğini, hesaplamada esas alınan gelirin hatalı tespit edildiğini, izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, maluliyet oranını ve raporunu kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, yalnızca yasal faiz ile sorumlu tutulabileceklerini ve vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini, belirterek karara itiraz etmektedir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmış olduğu, sunulan maluliyet raporu ve alınan hesap raporunun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, hesaplama yönteminin Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, kusur incelemesinin yeterli olduğu, müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğu, yargılama giderleri arasında adli rapor ücretine hükmedilmesinde hata bulunmadığı, ceza yargılamasının hakem yargılamasında araştırılması gerekmediği, hakemlerin önlerine gelen deliller ile karar verecekleri, temerrüt başlangıcında ve oranında hata bulunmadığı, yine hükmedilen vekalet ücretinde bir hata olmadığı gerekçesiyle davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını bu nedenle dava şartı yokluğundan talebin reddi gerektiğini, uzlaşma olup olmadığının araştırılması gerektiğini, maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını, kusur oranını kabul etmediklerini, hesaplamanın hatalı olduğunu, TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, aylık gelirin hatalı tespit edildiğini, davacının iki farklı firmada çalıştığının kabulünün hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bu yönde araştırma yapılmadığını, faiz başlangıcının Komisyona başvuru tarihinden başlaması gerektiğini faizin de ancak yasal faiz olarak kabul edilebileceğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini, belirterek kararı temyiz etmektedir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı ve adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369,370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olarak alınmış olmasına, kusur oranının belirlenmesinde hata bulunmamasına, tazminat hesabı yönünden alınan uzman bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bulunmasına, müterafik kusur indirimi yapılmamasında hata olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı vekili dava dilekçesinde talep ettiği tazminata avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce de davacının bu talebi kabul edilerek avans faizine karar verilmiştir. Oysa kazaya neden olan araç hususi olup özel kullanım sırasında kaza gerçekleştiğine göre faiz türü olarak yasal faize karar verilmesi gerekirken, avans faizine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

3. Yine 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrasında "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesine 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6 ncı maddesi ile eklenen (13) numaralı fıkrasında, "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir..." şeklinde düzenlenmiştir.

Bu durumda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki, bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararının (5.1.) inci bendinde yer alan "avans" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine "yasal" ibaresinin yazılmasına, (5.3.) bendinde yer alan "15.332,54 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA;

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

18.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.