SAYISI: K-2021/92863

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile ... kararının kaldırılmasına, dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir.

... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) bulunmayan aracın 10.04.2015 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, 05.08.2016 tarihinde davalı tarafından kısmi bir ödeme yapılmış ise de zaman içerisinde maluliyetin arttığını ve gelişen durum söz konusu olduğunu, bakiye tazminatın ödenmesi için yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep ... saklı kalmak üzere 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 272.979,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; aynı kazaya ilişkin davacı tarafından Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/274 esas ... dosyasında tazminat davası açıldığını, bu nedenle başvurunun derdestlik nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, mahkemece aldırılan maluliyet raporunda davacının sürekli maluliyetinin olmadığının tespit edildiğini, bu nedenle başvurunun reddedilmesi gerektiğini, davacıya ibraname mukabilinde tazminat ödemesi yapıldığından müvekkilinin başkaca sorumluluğu kalmadığını, sigortasız aracın sürücüsünün kusurlu olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının sürekli maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, sürücünün ehliyeti olmaması nedeniyle davacının müterafik kusurlu olduğunu, müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. ... KARARI

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının %53 oranında sürekli maluliyeti olduğunun, iyileşme süresinin 3 ay olduğunun ve 30 gün bakıcıya ihtiyacı olduğunun tespit edildiği, kaza tek taraflı olduğundan kusur raporu alınmasına gerek görülmediği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile belirlendiği, davacı araçta hatır için taşındığından %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği, ayrıca bilirkişi raporunda davalının yaptığı ödemenin güncellenmeden mahsup edildiği, ödemenin heyetçe güncellenerek tazminattan indirildiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 2.234,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 255.678,89 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 632,80 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 258.646,09 TL'nin 18.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından aynı kazaya ilişkin Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada alınan bilirkişi raporunda davacının sürekli maluliyetinin olmadığının tespit edildiği, daha önce mahkemede dava konusu edilmiş talepler hakkında Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yapılamayacağını, davacının maluliyet raporlarının çelişkili olduğunu ve bu çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, bakıcı giderinin brüt asgari ücretten hesaplanmasının mümkün olmadığını, davacı lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ödeme tarihindeki verilere göre zararın karşılanıp karşılanmadığının belirlenmediğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından mahkemede açılan davada davacının Adli Tıp Kurumuna sevk edildiği, ancak henüz rapor alınmadan davacı tarafından davaya devam edilmediği ve eldeki başvurunun yapıldığı, davacının maluliyetine ilişkin birbiriyle çelişkili raporlar mevcut olduğu, davacının maluliyeti olup olmadığının Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesi gerektiği, bu nedenlerle uyuşmazlığın mahkemelerde çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile dosyadan el çekilmesine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyadan el çekilmesi kararının hakkaniyetli olmadığını, müvekkilinin maluliyetine ilişkin çelişkili raporlar olsa da her raporda maluliyetin tespit edildiğini, ... kararının gerekçesiz ve özensiz olduğunu, daha önceki raporlarda bütüncül değerlendirme yapılmadığını, Sütçü İmam Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 12.10.2020 tarihli raporda müvekkilinin bütün raporlarının ve hastane kayıtlarının incelendiğini ve sonuçta %51 oranında malul olduğunun tespit edildiğini, yine Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ara kararı üzerine alınan raporda da %53 oranında maluliyet tespit edildiğini, her iki rapor incelendiğinde de arada bariz bir fark olmadığının anlaşılacağını, bu nedenlerle ... kararının yerinde olmadığını ileri sürerek ... kararının bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, geçerli bir ... poliçesi olmayan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5684 ... Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası.

İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, davacının tarafından aynı kazaya ilişkin daha önce mahkemeye başvurulmuş olmasına, davacının maluliyet raporlarında yer alan tespitlerin çelişkili olmasına, bu çelişkinin ancak Adli Tıp Kurumu tarafından giderilebilecek olduğunun anlaşılması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan ... kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

18.09.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluyla karar verildi.

Dosya kapsamından, davaya konu kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre alınan 10.07.2018 ve 06.04.2021 tarihli raporlarda maluliyet tayinine gerek olmadığının bildirildiği, 12.10.2020 tarihli rapora göre % 51 ve 08.06.2021 tarihli rapora göre ise % 53 oranında maluliyet olduğunun bildirildiği, İtiraz Hakem Heyetince davacının maluliyeti olup olmadığının Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmesi, bu nedenle uyuşmazlığın mahkemede çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle dosyadan el çekilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) Adli Tıp Kurumundan kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak ve bizzat muayene edilmek suretiyle dosyada bulunan raporların da irdelenmesi ve çelişkiler giderilerek maluliyetin tespiti için Hakem Heyetince rapor alınmak üzere kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.