Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen ilk derece mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesince istinaf isteminin davacı idare yönünden reddine, davalılar yönünden ise kabulü ile HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine dair yukarıda gün ve sayıları yazılı kararının Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesine ilişkin olarak İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince verilen hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 14/3. maddesi uyarınca kamulaştırma davalarında paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 47.530,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz.
Bu nedenle davalılardan Jeannine Therese Karaşahin’in temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra; adı geçen davalı dışındaki davalılar ile davacı idare vekilinin temyizinin incelemesinde;

Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; ilk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile kısmen kapama zeytin bahçesi, kısmen kuru tarım arazisi niteliğindeki İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, Nazarköy mahallesi 103 ada 39 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-f maddesi uyarınca gelir metodu esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesinde, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkında karar verilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu itibarla davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dava konusu taşınmazında içinde bulunduğu; İzmir ili, Kemalpaşa ilçesi, Yukarıkızılca-Nazarköy-Çiniliköy mahallelerinde Yukarıkızılca Göleti Projesi kapsamında kalması nedeniyle kamulaştırılan taşınmazların yakın konumda ve benzer nitelikte olduğu; bu kapsamda dava konusu taşınmazın bulunduğu yer, konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen objektif değer artışına etki eden hususlar dikkate alındığında, %200 oranında objektif değer artışı uygulanması gerekirken, %100 oranında objektif artışı uygulanmak suretiyle eksik bedel tespiti,
Doğru görülmemiştir.
Davalı ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle HMK'nın 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, davalılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 05/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.