Mahkûmiyet

İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Zamanaşımı nedeniyle düşme

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 18.04.2022 tarihli ve 2021/25670 Esas, 2022/3567 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve 14-2021/41982 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Sanık hakkında kurulan hükümde, suç tarihinin 30.04.2012 olduğu, dava zamanaşımını kesen usuli işlemlerin ise; 07.05.2012 tarihinde düzenlenen iddianame, 06.06.2012 tarihinde yapılan sanığın sorgusu, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 13.01.2020 tarih ve 2016/6739 Esas, 2020/306 Karar sayılı ile bozulan 26.12.2013 tarihli ilk mahkumiyet hükmü ve 05.11.2020 tarihli son mahkumiyet hükmü olduğu, zamanaşımı kesen usuli işlemler arasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince belirlenen 8 yıllık sürenin kesintisiz olarak geçmediği, keza aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin de geçmediği bu sebeple Yüksek Dairenin düşme kararına karşı 5271 sayılı Kanun'un 308 incimaddesi gereğince itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur.

Sanığın işlediği tehdit suçunun, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinde düzenlenip, öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı, aynı Kanun'un 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımına tabi bulunduğu, suç tarihinin 30.04.2012, Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 13.01.2020 tarih ve 2016/6739 Esas, 2020/306 Karar sayılı ile bozulan 26.12.2013 tarihli ilk mahkumiyet hükmü ve 05.11.2020 tarihli son mahkumiyet hükmü olduğu, bu tarihlere göre olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin geçmediği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır

1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,

2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 18.04.2022 tarihli ve 2021/25670 Esas, 2022/3567 Karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA,

3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 05.11.2020 tarihli ve 2020/127 Esas, 2020/413 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.09.2023 tarihinde karar verildi.