İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2017/438 Esas, 2019/93 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1, a, h, 62 nci 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 8 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/739 Esas, 2019/93 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, şüphe var olduğundan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Değer azlığı indiriminin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü saat gece 02.00-02.30 sularında, mağdur ...'in Çiğli Kaymakamlık Binası karşısında seyyar tezgahında kokoreç satışı yaptığı sırada, mağdurun önceden tanıdığı sanık ...'ın gelerek mağdurdan para istediği, mağdurun parasının olmadığını söylemesi üzerine sanığın kokoreççi tezgahı üzerinde bulunan bıçağı alıp mağdura doğrultarak "kalbine sokarım" diyerek tehdit ettiği ve bu defa kokoreç satışından kazandığı parayı istediği, mağdurun parayı babasına vereceğini söylemesi üzerine sanığın tezgahın çekmecesini açarak çekmecede bulunan paranın yaklaşık 300,00 TL'sini aldığı ve olay yerinden ayrıldığı mahkemece kabul edilmiştir.
2. Mağdurun ve tanık H.P. 'nin olayın sıcağı sıcağına vermiş oldukları ilk beyanlarının birbirlerini doğrular nitelikte olduğu, mağdurun ve tanık H.P'nin sanık ...'ı tanıdıklarını, olayı gerçekleştiren kişinin sanık ... olduğunu açıkça beyan ettikleri, hatta mağdurun sanığın cep telefonu numarasını dahi polislere söylediği tutanaklardan anlaşılmaktadır.
3. Sanık savunmasında olay günü yeğeninin doğum gününü kutladıklarını ve ardından annesi ile birlikte gece saat 23.30 sularında kendi evlerine gittiklerini, sonra evden hiç çıkmadığını beyan etmiştir.
4. Sanığın kullandığı cep telefonuna ait baz istasyonu sinyallerini gösterir kayıtlar gözetildiğinde sanığın cep telefonunun olay saatinde (02.00-02.30) farklı baz istasyonlarından sinyaller aldığı, dolayısıyla sanığın savunmasının aksine olay saatinde evde ve sabit bir yerde bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1. 5237 sayılı Kanun'un 6. maddesi anlamında silahtan sayılan bıçağı mağdura doğrultarak "Kalbine sokarım..." sözleriyle tehdit ederek, 300 TL paranın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak suretiyle gece vakti, silahla, Yağma suçuna teşebbüs şeklinde gerçekleşen fiilin failinin sanık olduğunun, mağdur ve tanık beyanları, HTS (iletişim tespiti kaydı) kayıtları, baz istasyonu döküm kayıtları, olaya ilişkin tutanak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, müsnet fiilin sanık tarafından işlendiğinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sabit görülen fiilinin 5237 sayılı Kanun'un 149/1-a-h maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu ve eylemin doğru olarak nitelendirildiği, cezanın kanunda düzenlenen kurallara uygun şekilde bireyselleştirilerek kanuni bağlamda belirlendiği görüldüğünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2. maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir. Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir. Mağdura ait 300,00 TL paranın yağma suçuna konu olduğu olayda suç tarihi itibariyle değer azlığı indirimi uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/739 Esas, 2019/93 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.