Taraflar arasındaki ödeme emrinin usulsüz tebliği şikayeti sebebiyle ve takip dayanağı senedin bono vasfında olmadığı iddiasına dayalı borca itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulsüz tebligat şikayeti bakımından kabulüne, ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8103 E. sayılı dosyasında ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunun ve davacının ödeme emrine 13.08.2019 tarihinde muttali olduğunun tespitine, kambiyo vasfına yönelik şikayet bakımından davanın kabulüne, ... 9. İcra Müdürlüğü''nün 2019/8103 E. sayılı dosyasında takibin iptaline karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8103 Esas sayılı dosyası ile davacı borçlu aleyhine başlatılan takipte usulsüz tebligat nedeni ile ıttıla tarihlerinin 13.08.2019 tarihi olarak kabulü ile bu tarih itibari ile üzerinde düzenleme yeri yer almayan kambiyo senedi vasfında olmayan senede ilişkin olarak başlatılan takibe, borca, faiz ve ferilerine ve ödeme emri tebligat mazbatasındaki imzaya itirazları ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiş ve karşı taraf aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu senette herhangi bir tahrifat yapılmadığını belirterek; usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emrine süresinde itiraz edilmediğinden haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, kötü niyetle dava açması nedeniyle davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı borçlunun ödeme emri tebligatında "davacı ... imzasına tebliğ edildi" denilmesine rağmen imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmesi üzerine mahkemece aldırılan bilirkişi raporu doğrultusunda imzanın davacı eli ürünü olmadığı anlaşılmakla davacıya yapılan tebligatın usulsüz olduğu, davacının ödeme emrini öğrenme tarihi 13.08.2019 olmakla, kambiyo vasfına yönelik süresinde şikayette bulunduğu, davaya konu kambiyo senedinde düzenleme yeri bulunmadığından takibe konu olan 01.06.2019 vadeli 200.000,00 TL bedelli bononun kambiyo vasfında olmadığı gerekçeleriyle davanın usulsüz tebligat şikayeti bakımından kabulüne, ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8103 E. sayılı dosyasında ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunun ve davacının ödeme emrine 13.08.2019 tarihinde muttali olduğunun tespitine, kambiyo vasfına yönelik şikayet bakımından davanın kabulüne, ... 9. İcra Müdürlüğü'nün 2019/8103 E. sayılı dosyasında takibin iptaline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İlk derece mahkemesince ek rapor talepleri dikkate alınmadan, yeterli inceleme yapılmaksızın karar verildiği, İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nden yeni bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğu, tebligatın, davacının adı ve imzasına tebliğ olduğu, tebligatta herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, davacının, kendisine usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresi içerisinde itiraz ve şikayetlerini ileri sürmediği, süresinde yapılmayan itiraz ve şikayetlerin usulden reddi gerekirken yerel mahkemece bu husus göz ardı edilerek davanın esastan kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece yaptırılan imza incelemesi neticesinde aldırılan tebligattaki imzanın davacının eli ürünü olmadığına dair net tespit içermesi itibariyle de hükme esas alınmaya elverişli ve yeterli olduğu kanaatine varılan bilirkişi raporu uyarınca, söz konusu tebligattaki imzanın davacıya ait olmadığının kabulü gerektiği, ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunun görüldüğü, somut olayda, takibe konu senette; davacı borçlunun adı yanında herhangi bir idari birim adının belirtilmediği, senedin bu hali ile bono vasfına haiz olmadığı ve bu senede dayalı olarak kambiyo takibi yapılamayacağının açık olduğu, davacı tarafça da borcun kısmen ya da tamamen kabul edilmediği gerekçeleriyle davalı alacaklı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

İstinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerinin tekrar edildiği görülmüştür.

Uyuşmazlık, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğine yönelik şikayet ile takip dayanağı senedin kambiyo senedi olmadığı iddiasına dayalı borca itiraz istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, ...
2. 7201 sayılı TK md.32, Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Yönelik Yönetmelik md.53
3. 2004 sayılı İİK md.16, md.170/a
4. 6102 sayılı TTK md.776/f, md.777/son

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.