Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)İİK’nın 338. Maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede, Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2)İİK’nın 89/4. maddesine ilişkin olarak kurulan hükme yönelik incelemede,

Hükmün esasını oluşturan ve tefhimle geçerlilik kazanan kısa kararda tazminat talebinin reddine karar verildiği halde gerekçeli kararda tazminat talebi hakkında bir karar verilmeyerek gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki oluşturulması,
Kanuna aykırı ve şikayetçi vekili ile sanık müdafiin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.