Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) ile sigortalı olan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin 17.04.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen zararın giderilmediğini belirterek 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereğince 15.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 750,00 TL rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 57.243,15 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminattan indirilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararının eldeki uyuşmazlığa uygulanmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meydana gelen trafik kazası sonucunda davacının %6 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, konusunda uzman bilirkişiden alınan kusur raporuna göre sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği, kask takılmaması ile yaralanma arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 57.243,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 04.06.2021 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; olayın aynı zamanda iş kazası olması nedeniyle davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun Adli Tıp Kurumu veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek bilirkişiler tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporu ile medikal firmadan alınan raporların çelişkili olduğunu ve bu çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının kaza sırasında kask ve koruyucu tertibat kullanmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli iptal kararının eldeki uyuşmazlığa uygulanmasının mümkün olmadığını, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun ve kaza ile illiyet bağını tespit eder nitelikte olduğu, konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen kusur raporunun hükme esas alınmasının yerinde olduğu, müterafik kusura ilişkin gerekçenin isabetli olduğu, davacının zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde belirlendiği, olayın iş kazası olduğu ve SGK tarafından ödeme yapıldığına dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle ... kararının bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalı tarafından ... poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 ... Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5510 ... Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 inci maddesi, 5684 ... Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, kusur raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri gözetilerek düzenlenmiş olmasına, davacının yaralanması ile kask takmaması arasında illiyet bağı olmamasına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Olay tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 ... Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; kazaya karışan motosiklet sürücüsü olan davacının motorlu kurye olarak çalıştığı ve kaza sırasında da sipariş götürdüğü, kazanın bu sırada meydana geldiği görülmektedir. Dolayısıyla dava konusu olay aynı zamanda iş kazası niteliğindedir. Davalı tarafça davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması talep edilmiş ve İtiraz Hakem Heyetince dosyada ödeme yapılıp yapılmadığına dair belge bulunmadığından davalının bu yöne ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir.
Şu durumda, davaya konu kazada davacının yaralanması nedeniyle iş kazasına dayalı herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığı, olayın iş kazası olarak kabul edilmiş olması hâlinde davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının SGK’dan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak;
5684 ... Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 ... Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.