SAYISI: 2022/İHK-8398

SAYISI: K-2022/11362

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili; 16.10.2018 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu motosikletle davalının zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortaladığı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/444 esas sayılı dosyası ile yaralanma nedeniyle dava açıldığını, ilgili dosya kapsamında sigorta şirketi ile ibraname düzenlenerek 40.000,00 TL ödeme yapıldığını; ancak anılan ibranamede maluliyet oranının belirtilmemiş olduğunu, ödemenin yetersiz olduğunu, davacının maluliyetinin arttığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak, 5.001,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 07.01.2022 tarihli dilekçe ile talebini 169.983,87 TL olarak artırmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların sulh olduğu, ödeme sonucu ibraname düzenlenerek davacının bütün alacaklarından feragat ettiği, uyuşmazlık mahkemeye intikal ettiğinden başvurunun usulden reddi gerektiği, sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlı olduğu, dosyaya sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı, kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması, müterafik kusur indirimi yapılması, reeskont avans faizi talebinin reddi, ceza yargılaması sonrasında şikayetten vazgeçme ya da uzlaşma olup olmadığının araştırılması, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya sunulan ... Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan 24.06.2021 tarihli adli tıp raporu ile davacının %10 maluliyetinin bulunduğunun tespit edildiği; ancak Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından alınan 19.06.2019 tarihli raporda belirtilen %5 maluliyet oranının artmış olduğuna dair değerlendirme yapılmadığı, bunun üzerine her iki rapor incelenerek farkın nedeninin açıklattırılması ve artan maluliyet bulunup bulunmadığının tespiti için Uyuşmazlık Hakem Heyetince oluşturulan ara karar doğrultusunda kaza tarihine yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılan 26.12.2021 tarihli rapor ile 24.06.2021 tarihli raporda davacının şikayetlerinin arttığı, kişinin klinik durumunda değişiklik olduğu, maluliyet oranında artış bulunduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişiden alınan ve TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle düzenlenen raporla davacının artan %5 maluliyetine ilişkin hesaplama yapılmış olduğu, hesaplamada ödenen tazminatın yetersiz olduğunun tespit edilmesi üzerine güncel verilerle yapılan hesaplamadan ödenen tazminatın güncellenerek düşüldüğü, ödemeden itibaren 2 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açıldığı, davalının sigortaladığı araç sürücüsünün kolluk ifadesinde kırmızı ışıkta geçtiği yönündeki beyanından davalının sigortaladığı araç sürücüsünün kusurunun bulunduğunun anlaşıldığı, davacı yolcu konumunda olduğundan kusur oranlarının net bir şekilde belirlenmesine ihtiyaç duyulmadığı, zararın tümünü davalıdan talep ... bulunduğu, yaralanmanın niteliğinden kaza sırasında kask takmadığının anlaşıldığı, bu nedenle belirlenen tazminattan müterafik kusur indirimi gerektiği gerekçesiyle 63.113,11 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ve 106.870,76 TL artan maluliyete bağlı sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere 169.983,87 TL'nin davalıdan tahsiline; 63.113,11 TL'ye 06.04.2020 tarihinden, 106.870,76 TL'ye 13.08.2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacıya ödeme yapıldığı, ibraname düzenlendiği, davacının tazminat alacağının bulunmadığı, uyuşmazlık mahkemeye intikal ettiğinden başvurunun usulden reddi gerektiği, tazminat hesabının hatalı olduğu, %5 maluliyet açısından tarafların ibralaştığı, ödeme tarihi itibariyle zararın karşılanıp karşılanmadığının tespiti gerektiği, hükme esas alınan 26.12.2021 tarihli maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediği, artan maluliyetle kaza arasında illiyet bağının tespit edilmediği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması ve müterafik kusur indirimi gerektiği, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; artan maluliyet söz konusu olduğundan uyuşmazlığın mahkemeye intikal ettiği iddiasının kabul edilemeyeceği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince aldırılan bilirkişi raporu ile de bu durumun tespit edilmiş olduğu, müterafik kusur indirimi yapılmış olduğu, tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, davacı yararına tam vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya yapılan ödeme ile tarafların sulh olduğu, ibraname düzenlendiği, davacının tazminat alacağının bulunmadığı, uyuşmazlık mahkemeye intikal ettiğinden başvurunun usulden reddi gerektiği, tazminat hesabının hatalı olduğu, %5 maluliyet açısından tarafların ibralaştığı, ödemenin yeterli olduğu, maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediği, artan maluliyetle kaza arasında illiyet bağının tespit edilmediği, raporlar arasında çelişki bulunduğu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması gerektiği, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.

Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 16.10.2018 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,88,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafça aynı olaya ilişkin İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/444 esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açıldığı, davalının Allianz Sigorta A.Ş. olduğu, tarafların anlaşarak davacının yaralanması nedeniyle yapılan ödeme sonucu davacının davadan feragat ettiği, mahkemenin 2020/202 karar sayılı ve 01.06.2021 tarihli kararı ile davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrasında "Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz." şeklinde düzenleme mevcuttur.

Somut olayda, aynı olaya ilişkin davacı tarafından İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/444 esas sayılı dosyasında maddi tazminat davası açıldığı dikkate alındığında 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin on dördüncü fıkrası gereğince başvurunun usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2. Bozma nedenine göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

11.09.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

Dosya kapsamından, davacının talebinin artan maluliyete ilişkin olduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyetince adli tıp uzmanı bilirkişiden alınan maluliyet raporunda iki rapor arasındaki farkın maluliyet artışından kaynaklandığının bildirildiği anlaşılmakla; artan maluliyet oranı konusundaki talebin ayrı bir uyuşmazlığın konusu olması hususu dikkate alındığında, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının artan maluliyeti olup olmadığına dair açık ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıyorum.