Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2014 tarihli ve 2014/405 Esas, 2014/516 Karar sayılı kararı ile sanığın cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2014 tarihli ve 2014/405 Esas, 2014/516 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 09.02.2022 tarihli ve 2021/2296 Esas, 2022/1050 Karar sayılı kararı ilen 6545 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle yeniden düzenlenen 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde "cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına" hükmedileceğinin kabul edilmesi karşısında, anılan düzenlemenin lehe olduğu nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/328 Esas, 2022/674 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.11.2022 tarihli ve 9-2022/147461 numaralı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık müdafii temyiz isteminde özetle; katılanın soyut iddiaları dışında herhangi bir delilin olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; ''Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Olay tarihinde katılan ...'in sanık ...'nin işlettiği markete giderek ekmek aldığı, ekmeğin parasını uzattığı sırada sanığın katılanın elini okşadığı, katılan marketten çıkmak üzereyken sanığın bir şey söyleyeceğinden bahisle katılana seslendiği ve katılan içeri girdiğinde yanına giderek ensesinden tutup öpmeye çalıştığı, katılanın sanığı iterek marketten uzaklaştığı, sanığın bu suretle sarkıntılık düzeyinde cinsel saldırı suçunu işlediği anlaşılarak sabit kabul edilmiştir.
Bu kabule göre; suçun işleniş şekli, meydana gelen sonuç, sanığın suç kastı da nazara alınmak suretiyle temel ceza belirlenmiş, sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışı, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkisi lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek hakkında TCK 62/1 maddesi de uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar vermek gerekmiş'' şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulmuştur.
Mahkemece gerekçe kısmında sanığın eyleminin sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunu oluşturduğu belirtildiği halde kısa kararda eylemin cinsel taciz olarak nitelendirilmesini takiben cinsel saldırı suçuna ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hüküm kurulması suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması hukuka aykırı bulunmuştur. Anılan nedenle onama talep eden Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/328 Esas, 2022/674 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.