Taraflar arasındaki takip sonrası zamanaşımı şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne, zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına, karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Şikayetçi borçlular icra mahkemesine başvurusunda; haklarında 10.09.2012 düzenleme 25.02.2015 vade tarihli bonoya dayanılarak icra takibi başlatıldığını, takip konusu bonoda ciranta olduklarını, cirantalara karşı başlatılacak takipte zamanaşımı süresinin bir yıl olduğunu, takip dosyasında 2017 yılı sonrasında 2019 yılına kadar herhangi bir işlem yapılmadığını ve zamanaşımının gerçekleştiğini belirterek, icra takibinin geri bırakılmasını istemişlerdir.

Alacaklı cevap dilekçesinde; bonoya dayalı takiplerde zamanaşımı süresinin üç yıl olduğunu, bu nedenle dava konusu takibin zamanaşımına uğramadığını, davacıların davaya konu hususları bir yıldan fazla bir süre önce öğrendiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine konu edilen bonoda, borçluların lehtar-ciranta konumunda olduğu, TTK'nun 749/2. maddesi gereğince, hamil tarafından ciranta hakkında bonoya dayalı olarak yapılacak takiplerde, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette "gidersiz iade olunacaktır" kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğradığı, bononun vade tarihinin 25.02.2015 olduğu, 2017-2019 tarihleri arasından bir yıldan fazla süre ile takibin devamını sağlamaya yönelik işlem yapılmadığı belirtilerek şikayetin kabulü ile İİK'nın 71/son maddesi göndermesiyle aynı Kanunun 33/a maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Alacaklı istinaf başvurusunda; davanın süresinde olmadığını ve kötüniyetli olarak açıldığını, yerel mahkeme tarafından yanlış değerlendirme ile sanki takip süresinde açılmamış gibi, yanlış bir gerekçe ile şikayetin kabulüne karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde 08.12.2017 - 25.01.2019 tarihleri arasında davacı borçlular hakkında bir yıllık zamanaşımı süresi içinde herhangi bir takip işlemi uygulanmadığı, İİK'nın 71. maddesi yollamasıyla aynı yasanın 33/a maddesine göre, davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik olmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

Alacaklı temyiz başvurusunda; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

Uyuşmazlık takip sonrası zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılması talebine ilişkindir.

İİK'nın 71/son maddesi göndermesiyle aynı Kanunun 33/a maddesi

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 269,85 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.