Ret

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 22.07.2007 tarihinde 1. Grup İhbar edilenlere devredilmek istendiğini, 1. Grup İhbar edilenlerce kanuna aykırı yönetildiği dönemde finansal kiralamaya konu olan aracın finansal kiralama sözleşmesinin süresi dolmadan 21.05.2008 tarihinde kati satış sözleşmesi ile davalıya satıldığını, ancak müvekkilinin finansal kiralama şirketi olduğundan ve ana faaliyet konusunun taşınır veya taşınmaz malları finansal kiralama faaliyetinde kullanılmak, finansal kiralama ve leasing işlemleri yapmak olduğunu, bu nedenle finansal kiralama işiyle ilgili olmayan araç satışının müvekkilinin faaliyet alanı dışında olduğundan söz konusu satış işleminin geçersiz olduğunu, iptalinin gerektiğini, dava konusu araç için 06.11.2006 tarihli 4 yıl süreli finansal kiralama sözleşmesi imzaladığını, Finansal Kiralama Kanunu’nun 7 nci maddesi gereği sözleşmenin 4 yıl süresi dolmadan feshedilemeyeceğinin açıkça yer aldığını, bu nedenle 4 yıllık süre dolmadan aracın devrinin veya sözleşmenin feshedilemeyeceği gibi, kati satış sözleşmesinin de hükme aykırı olduğunu, yapılan satış ve devrin yok hükmünde olduğunu, kati satış sözleşmesinde şirket yetkilisi olarak bulunan kişilerin yaptıkları bu usulsüz satış işlemi sebebiyle yetkilerinin iptal edildiğini, bu işlemlerin şirketi gayri kanuni elinde bulunduran 1. Grup İhbar edilenlerin şirketi zarara uğratmak amacıyla yaptıkları birkaç işlemden biri olduğunu, aracın mülkiyetinin davalı tarafından üçüncü şahıslara devri ile bu kez de yapılan satışın geçersizliğinin tespiti ile aracın karar tarihinde tespit edilecek rayiç bedellerinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, kullanma bedeli, değer kaybından doğan alacaklar, tazminat ve kira alacağı da dahil olmak üzere her türlü alacak, talep ve dava hakları saklı kalmak ve her talepleri için ayrı ayrı olmak üzere fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; finansal kiralamaya konu araca ilişkin yapılan kati satış sözleşmesinin iptali ile aracın mülkiyetinin davacı şirket adına tespitine, aracın mülkiyetinin davalı tarafından üçüncü şahıslara devredilmesi halinde yapılan satışın geçersizliğinin tespiti ile aracın tespit edilecek rayiç bedelinin fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan alınmasını, davanın dava dilekçesinde belirtilen şirket zararına hareket etmiş bulunan kişilere ihbar edilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Mahkemece 13.03.2013 tarih ve 2011/261 E., 2013/54 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yargıtay Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin 21.03.2016 tarih ve 2015/15961 E., 2016/4982 K. sayılı ilamı ile hüküm ile gerekçe arasındaki çelişki nedeniyle bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile dava dışı Kareks Sigorta Ekspertiz Hizmetleri Ltd. Şti. arasında 06.11.2006 tarihinde 17971 yevmiye numaralı, Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 4.maddesinde sözleşme süresinin 4 yıl olarak belirlendiği, sözleşmenin süresi henüz dolmadan davacı ile davalı arasında 21.05.2008 tarihinde kati taşıt satış sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede satıcı tarafından bedelin tamamının alındığının, alıcı tarafından da aracın teslim alındığının yazıldığı böylece sözleşmenin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin bozmaya uyduğu halde önceki gerekçesinden neden döndüğünü açıklamadığını, genel kurul kararının iptal edilmiş olması nedeniyle satış işleminin de geçersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, araç satış sözleşmesinin geçersizliği nedeniyle alacak istemine ilişkindir.

6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 27 nci maddesi

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

07.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.