Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 13.01.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Tutuklanmadan önce hem işletmecilik hem de muhtarlık yapmakta olan müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında insan ticareti suçundan 23.11.2012 - 09.05.2013 tarihleri arasında haksız olarak tutuklu kalması sebebiyle çalışamamasından doğan zararın karşılığı olarak 25.000,00 TL maddi tazminat ile haksız tutuklama ve yargılama sebebiyle müvekkilin uğradığı manevi zararın karşılığı olarak 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 03.02.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "Haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerekmektedir. Davacının tutuklamaya kendi haksız hareketi ile sebebiyet verip vermediği, aynı tarihte başka bir suçtan gözaltı ve tutuklama işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır. Talep edilebilecek tazminat zenginleşme aracı olarak görülmemelidir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2017 tarihli ve 2017/14 Esas, 2017/199 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.479,81 TL maddi, 9.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 27.11.2017 tarihli ve 2017/3653 Esas, 2017/3694 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları yerinde görülerek; davacı vekilinin, müvekkilinin tutuklanmadan önce 3.500,00 TL maaşla bir inşaat şirketinde çalıştığı, davacı lehine hükmedilecek tazminatın asgari ücret üzerinden değil, davacının tutuklanmadan önce aldığı maaş üzerinden hesaplanması yönündeki talebinin, bu husustaki delillerin sunulmamış olması nedeniyle reddedilmesi yerinde ise de, muhtar olan davacının tutuklanması nedeniyle maaşını alamadığı iddia edildiğinden, muhtarlık görevinin davacının başka bir işte çalışmasına engel olmadığı gözetilerek, davacının tutuklu kaldığı süre boyunca muhtarlık maaşını alıp almadığının, tutuklu kalınan sürede maaşını alamadı ise beraat kararından sonra tutuklama nedeni ile kesilen maaşının davacıya ödenip ödenmediğinin ilgili kurumdan sorularak, eğer ödenmedi ise davacının kesilen muhtarlık maaşının tazminat miktarına eklenmesi yerine hiç bir gerekçe gösterilmeden bu yöndeki talebin reddine karar verilmesi, nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/4 Esas, 2018/218 Karar sayılı kararı ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6.671,19 TL maddi, 9.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6. ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2019/474 Esas, 2019/1547 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının vekalet ücreti yönünden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
7. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.10.2021 tarihli ve 2019/78825 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının çalıştığı firmadaki aylık kazancı göz önünde bulundurularak maddi tazminatın belirlenmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının azlığına ve vekalet ücretine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının atılı suça binaen ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.10.2016 tarih, 2013/66 E., 2016/382 K. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamasında beraat ettiği, bu kararın 09.12.2016 tarihinde kesinleştiği, işbu dosya kapsamından davacının 23.11.2012 tarihinde göz altına alındığı, ... 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/108 sayılı kararı ile tutuklandığı ve ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.05.2012 tarihli kararı ile tahliye edildiği anlaşılmıştır.
Davacının tutuklanmadan önce 3.500,00 TL maaşla bir inşaat şirketinde çalıştığı, davacı lehine hükmedilecek tazminatın asgari ücret üzerinden değil, davacının tutuklanmadan önce aldığı maaş üzerinden hesaplanması yönündeki talebinin, bu husustaki delillerin sunulmamış olması nedeniyle reddedilmesine, ancak muhtar olan davacının tutuklanması nedeniyle maaşını alamadığı, muhtarlık görevinin davacının başka bir işte çalışmasına engel olmadığı, dosyada mevcut 22.06.2018 tarihli bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak maddi tazminat talebinin kısmen kabulu ile 6.671,19 TL maddi tazminatın; davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nefaset ilkelerine uygun olmak kaydıyla manevi tazminat talebinin kısmen kabulu ile 9.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
25.08.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde değişiklik yapıldığı, yapılan değişikliğe göre, tazminat davalarıda avukatlık asgari ücreti tarifesi gereğince hesaplanan nisbi avukatlık ücreti ödeneceği, ancak bu miktarın asgari ücret tarifesinde Sulh Ceza Hakimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, Ağır Ceza Mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı dikakte alınmadan, hükmedilen toplam 15.671,19 TL tazminata nisbi "1.880,52 TL" yerine "4.360,00 TL" vekalet ücreti hükmedilmesi yönünden davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılarak; hükümdeki vekalet ücretine ilişkin "4.360,00 TL" ibaresinin "1.880,52 TL" olarak düzeltilmesi suretiyle; düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/66 E., 2016/382 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının insan ticareti suçundan 23.11.2012 - 09.05.2013 tarihleri arasında 167 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 19.12.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacının tutuklandığı dönemde muhtar olduğu, bu kapsamda maaşından kaynaklı maddi zararlarının ödenmesi hususunda idari mercilere başvurması gerektiği dikkate alınarak, muhtarlık maaşına ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
1.Maddi tazminata ilişkin temyiz isteği yönünden;
Gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Manevi tazminata ilişkin temyiz isteği yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği göz önünde bulundurularak belirlenen manevi tazminat miktarı yönünden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Vekâlet ücretine ilişkin temyiz isteği yönünden;
05.08.2017 tarihli 694 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değişik, 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak, bu aralıkta hesaplanan nisbî avukatlık ücretine hükmolunmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 07.05.2019 tarihli ve 2019/474 Esas, 2019/1547 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.05.2023 tarihinde karar verildi.