Taraflar arasındaki kısmen kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırılan bölümünden arta kalan bölümünün kullanılamaz hale geldiğinden bahisle bedelinin tahsili ile ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince (Eğil Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/156 Esas–2017/44 Karar) davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Hukuk Dairesince HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 05/12/2019 günü temyiz eden davacının ve aleyhine temyiz olunan davalı idare vekilinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, sözlü açıklamaları da dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, kısmen kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırılan bölümünden arta kalan bölümünün kullanılamaz hale geldiğinden bahisle bedelinin tahsili ile ecrimisil istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen karara karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu taşınmaz 7300,00 m2 yüzölçümlü (eski 628 nolu parsel) iken, bu parselin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 03.11.1999 tarih 361 sayılı kararı ile 2.200,00 m2 lik kısmının kamulaştırıldığı ve kamulaştırma işlemi sırasında ifraz edilerek 1279 ve 1280 nolu parsellerin oluştuğu, kamulaştırılan 1280 nolu parselin mülkiyeti Hazineye intifa hakkı N.V. Turkse Perenco şirketine ait olmak suretiyle tapuya tescil edildiği anlaşılmış olup, davacı vekilinin talep ve temyiz dilekçesinde, kamulaştırmadan arta kalan 1279 nolu parselin kamulaştırma nedeni ile ince bir çizgi haline gelmesinden bahisle tarımsal faaliyetin zorlaştığı, ayrıca N.V. Turkse Perenco Şirketi tarafından petrol kuyularından çıkan hafriyat atıklarının da taşınmazına bırakıldığını, böylece kullanımının fiilen engellendiğinden bahisle kamulaştırmasız el atma ile ecrimisil talebinde bulunduğu, mahalinde yapılan keşif esnasında taşınmazın halen ekili vaziyette olup, 12.09.2016 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazda tarım engelleyici erozyon vs problemlerin olmadığının belirtildiği, taşınmazın yüzölçümü ve fiili durumu nazara alındığında kullanıma engel haksız bir müdahalenin de tespit edilemediği anlaşıldığından davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK 370. maddesi gereğince ONANMASINA, peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, aleyhine temyiz olunan davalı yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 2.037,00 TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 05/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.