Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde duruşmalı temyiz eden davalı ... Bşk.lığı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat...'ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, davalı birliğin avukatlık ve hukuki müşavirliği görevini üstlendiğini, kendisine aylık maaş ödemesi yapıldığını, girdiği dosya başına da Asgari Ücret Tarifesine göre ücret ödeneceğini belirtmiş, kurumun kapanması ile takip ettiği her dosya için ayrı ayrı hak etmiş olduğu toplam 5.250,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 22.06.2015 tarihli ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen ilk karar, Dairemizin 22.06.2015 tarihli ilamı ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında 03.01.2017 havale tarihli ıslah dilekçesiyle davacı dava değerini 45.550,00 TL'ye çıkarmış, mahkemece ıslah edilen talep dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki, 4.2.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu nedenle davacının ıslahtan önceki talebi dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2.037,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.