SUÇLAR: Suç üstlenmeye azmettirme, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, mala zarar verme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2015 tarihli ve 2014/30367 Soruşturma, 2015/1476 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma, mala zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, suç üstlenmeye azmettirme, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 38 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.

2. Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/271 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca verilen 25 gün hapis cezasının 51 inci maddesi gereği ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
b) Mala zarar verme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca verilen 3 ay 10 gün hapis cezasının 51 inci maddesi gereği ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
c) Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesi uyarınca verilen 5 ay hapis cezasının 51 inci maddesi gereği ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
d) Suç üstlenmeye azmettirme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 270 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi uyarınca verilen 25 gün hapis cezasının 51 inci maddesi gereği ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine,
e) 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve verilen hapis cezasının 51 inci maddesi gereği ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine ve 54 üncü maddesi gereği tabanca ve eklerinin müsaderesine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği;

1. Sanığın atılı suçları işlediğine dair delil olmadığı halde cezalandırıldığına,

2. Verilen hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesi gerektiğine, ilişkindir.

1. Dava konusu olay, sanığın alkollü şekilde araç kullandığı sırada üzerinde taşıdığı ruhsatsız tabanca ile havaya rastgele ateş ederek 6136 sayılı Kanun'a aykırı davrandığı ve genel güvenliği kasten tehlikeye soktuğu, tabancadan çıkan mermilerden birinin katılanın ikametine isabet etmesi nedeniyle mala zarar verdiği ve temyiz dışı sanık ...'i gerçeğe aykırı olarak bu suçları işlediğini yetkili makamlara bildirmesi konusunda azmettirdiği iddiasına ilişkindir.
2. 30.11.2014 tarihinde saat 02.46 sıralarında silah ile ateş etme olayına dair söz konusu tabancadan çıkan mermilerden birinin ikametinin salon camına isabet eden katılanın müracaatı üzerine yapılan araştırma neticesinde, ateş etme olayının 55 ** *** plakalı araç içerisindeki şahıs/şahıslarca gerçekleştirildiğinin tespiti üzerine;
a) 55 ** *** plakalı araç sahibi ve sanığın arkadaşı olan A.K.Ç. Denizevleri Polis Merkezi Amirliğinde 31.12.2014 tarihli beyanında, olay günü saat 18.00 sıralarında sanığın yazıhanesine aracı ile gittiğini, birlikte geç saatlere kadar alkol aldıklarını, sanığın kendisine "arabanın anahtarlarını ver hadi seni gezdireyim" demesi üzerine aracın anahtarlarını verdiğini, aracı sanığın kullanmaya başladığını, birlikte iki ayrı mekana alkol almaya gittiklerini, saat: 02.45 sıralarında araç yine sanığın kullanımındayken belinden tabancayı çıkartıp şoför camından havaya doğru rastgele 5-6 el ateş ettiğini ifade etmiştir.
b) İfadesine başvurulan sanık kollukta ve diğer aşamalarda, olay gecesi yanında şoför olarak çalışan temyiz dışı sanık ...'in de yanlarında olduğunu, aracı Hüsamettin'in kullandığını, araçtan havaya ateş eden kişinin Hüsamettin olduğunu, alkollü olduğunu da sonradan anladığını beyan etmiş ve bu beyanlar sanık ... tarafından doğrulanarak atılı tüm eylemleri kendisinin gerçekleştirdiğini, patronu olan sanık ve arkadaşının yanında kendisinin de olduğunu belirtmiştir.

3. Temyiz dışı sanık ...'in işyerinde kolluk görevlilerine teslim ettiği tabanca ve iki adet mermi üzerinde yapılan inceleme neticesinde Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 21.01.2015 tarihli ve BLS-15-0214 sayılı raporu ile tabanca ve fişeklerin 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz ateşli silah ve fişeklerinden olduğu, ele geçen bir adet deforme mermi çekirdeğinin ve bir adet mermi çekirdeği gömlek parçasının bu silahtan atılmış oldukları kanaatine varıldığı belirlenmiştir.
4. 30.11.2014 tarihli olay yeri inceleme raporu ile katılanın ikametinin balkon kapı camı üzerinde delik, ikamet içinde balkon kapısı çift cam sol taraf kanat üzerinde bir adet kurşun deliği, cam parçalarının balkon kapısı önünde zemin üzerinde olduğu, salon tavanında ve salon giriş kapısı üst kısmında iki adet kurşun isabet izinin olduğu belirlenmiştir.

5. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 09.02.2015 tarihli kararı ile temyiz dışı sanık ... hakkında mala zarar verme, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirlenmiştir.

6. Kovuşturma aşamasında tanık olarak beyanına başvurulan A.K.Ç., kollukta verdiği beyanının aksine yanlarında Hüsamettin'in de bulunduğunu, aracı onun kullandığını, ateş eden şahsın da Hüsamettin olduğunu, hatta bu sırada sızdığı halde silah sesine uyandığında sanığın Hüsamettin'e ateş etmesi nedeniyle kızdığına şahit olduğunu, kolluktaki beyanların kendisine ait olmadığını, polisler tarafından yazıldığı şekliyle okumadan imzaladığını ifade ettiği belirlenmiştir.

A. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme ve Suç Üstlenmeye Azmettirme Suçlarından Kurulan Hükme Yönelik
1. 30.11.2014 tarihli olay yeri inceleme raporu ile sanığın silahla rastgele havaya doğru ateş etmesi sonucu çıkan mermilerden bir kısmının katılanın ikametinin cam ve duvarlarına; bir kısmının da aynı apartmanda ikamet eden ev sahibi M.A.'nın balkon duvarına isabet ettiğinin belirlenmesi karşısında, bahse konu adresteki muhtelif yerlerin zarar görmesi ile neticelenen eyleminden doğarak mutlak sonuçları öngörülebilecek durumda bulunan sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2. Sanığın alkollü şekilde araç kullandığı sırada üzerinde taşıdığı ruhsatsız tabanca ile havaya doğru rastgele ateş etmesi şeklinde gerçekleştirdiği eylemlerine ilişkin hakkında soruşturma başlatılmasını önlemek gayesi ile yanında çalışan temyiz dışı sanık ...'in atılı suçları işlediğine dair gerçek dışı beyanlarda bulunmasını sağladığının anlaşılması karşısında, mahkemenin suç üstlenmeye azmettirme suçuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinde kısa süreli hapis cezasının "suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre" adli para cezası ve seçenek yaptırımlara çevrilebileceği, aynı Kanun'un 51 inci maddesinde "Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması" ve "Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması" koşullarının gerçekleşmesi halinde hapis cezasının ertelenebileceğinin düzenlenmiş olması karşısında, ertelemeye engel adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasına ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinde düzenlenen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenerek bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi nedeniyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık Hakkında 6136 Sayılı Kanun'a Aykırılık, Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik
Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden 2709 sayılı T.C. Anayasası'na aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçların seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Sanık Hakkında Mala Zarar Verme ve Suç Üstlenmeye Azmettirme Suçlarından Kurulan Hükme Yönelik

Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/271 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

B. Sanık Hakkında 6136 Sayılı Kanun'a Aykırılık, Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması, Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik

Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle başkaca yönleri incelenmeyen Samsun 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/271 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.