Başvurunun kabulü ile davanın kabulü

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından davalı TPMK'ya 2017/04619 sayılı “PAL DOĞA” ibareli markanın adına tescili istemiyle başvuruda bulunulduğunu, ancak davalı şirketlerin "DOĞA" ibareli markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının TPMK Markalar Dairesi Başkanlığı (MDB) tarafından kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin 2001 yılından bu yana “Doğa Radyo Televizyon Yayıncılık Hizmetleri A.Ş” olarak kesintisiz ve yoğun faaliyette bulunduğunu, 11.04.2017 tarihinde unvanını “Pal Doğa Ankara Radyo Televizyon Yayıncılık Hizmetleri A.Ş." olarak değiştirdiğini, davacının PAL ibareli seri markalarının olduğunu, müvekkili markasında “PAL” ifadesinin esas unsur olarak, “doğa” ibaresinin ise küçük punto ve daha arka planda yer aldığını, ortalama seviye tüketici tarafından bir bütün olarak ele alındığında redde mesnet markalarla karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ayırt edicilik düzeyinin yüksek olduğunu, davalıların 38. sınıfta hiç bir kullanımı veya tanınmışlıklarının bulunmadığını, davalı şirketlerin “eğitim sektörü” dışında kullanımlarının olmadığını buna rağmen “doğa” ibaresi üzerinde tüm sınıflar yönünden tekel olma çabasında bulunduklarını ileri sürerek YİDK'ın 2018-M-4133 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “Doğa” markası ile başta eğitim olmak üzere bir çok alanda faaliyet gösterdiğini, tanınmış marka olarak tescilli de dahil olmak üzere bir çok “doğa” ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, tanınmış olarak tescilli “doğa” markası ile aynı ibareyi içeren ve aynı sınıflarda tescili istenen dava konusu başvurunun reddinin hukuka uygun olduğunu, dava konusu başvuruda geçen “PAL” ibaresinin ayırt edici nitelik taşımadığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin başta ağır sanayi, madencilik, gayrimenkul, bilişim gibi bir çok sektörde faaliyet gösterdiğini ve 20’den fazla kurumsal markayı temsil ettiğini, tescil ettirdiği markalarda “doğa” ibaresini esas unsur olarak yanına ilgili sektör ve bölgeye uygun ibareler ekleyerek kullandığını, uzun yıllardır www.dogagrup.com sitesini şirket faaliyetleri ve iştigal konusunda kullanmakta olduğunu, dava konusu başvurunun “doğa” esas unsuru sebebi ile kendileri ile ilişkili seri marka izlenimi bırakabileceğini, tescilde öncelik ilkesi gereğince, sonraki benzer markanın tescil edilmemesi gerektiğini, seri markalarını bire bir içeren marka başvurusu yapılmasının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruya konu, “pal doğa” ibareli markanın seri marka olmadığı, davalı markalarının tesciline karar verilen mal/hizmetler bakımından davacının dayanak markaları ile aralarında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) altıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas ihtimali bulunduğu, sektörde “doğa” ibaresinin tanımlayıcı ibare olmadığı, YİDK'in 2018-M-4133 sayılı kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin daha önceki "doğa" ifadesini içeren markasal kullanımlarının ve ticaret ünvanının göz ardı edildiğini, müvekkilinin doğa ibaresi üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, dava konusu markada asıl unsurun "PAL" ibaresi olduğunu, "doğa "ibaresinin tali unsur olarak geri planda kaldığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında "DOĞA" ibaresinin ortak olarak yer aldığı, ancak anılan ibarenin Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.01.2020 tarih, 2019/2468 E., 2020/605 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere düşük seviyede ayırt ediciliğe sahip olduğu, dava konusu başvuruda yer alan diğer unsurların yeterli ayırt ediciliği sağlayarak başvuruyu redde mesnet markalardan farklılaştırması karşısında dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 30.05.2018 tarih, 2018/M-4133 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle;davalının eğitim sektöründe öncü marka olup DOĞA ibareli marka ile tanındığını, “Pal Doğa ” markasının, davalının sahibi bulunduğu “Doğa” markası ile orta seviyede tüketici nezdinde iltibas yaratacak nitelikte olduğu, "DOĞA" ibaresine eklenen "PAL” ibaresinin ayırt edici nitelik taşımadığı, seri marka intibası yaratıldığı ve davacının kötü niyetli olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının sahip olduğu DOĞA ibareli markaların göz ardı edildiğini, davacının "PAL DOĞA" şeklindeki markasının müvekkil şirketin ülke çapında belli bir tanınmışlık düzeyine ulaştırmış olduğu kırka yakın "DOĞA" esas unsurlu seri markalarının devamı niteliğinde olduğu, " PAL DOĞA" markasını gören ortalama bir tüketicinin bu markayı müvekkil şirketle bağdaştıracağını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.