Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemece, sanıklar hakkında bir daha suç işlemeyecekleri hususunda olumlu kanaate varılmayarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki 2 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
TCK'nın 184/4. maddesinin "Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır" hükmü uyarınca mücavir alanda anılan maddenin 1. fıkrasının uygulanamaması ve suça konu binanın bulunduğu yerin belediye mücavir alan sınırı içinde olduğunun anlaşılması karşısında, suça konu yapının özel imar rejimine tabi yerde kalıp kalmadığı kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptanarak, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.