2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların kazı yaptıkları yönünde yapılan ihbar üzerine ... İli, ... İlçesi, ... Köyünde bulunan ve suç tarihinden sonra 3. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen alanda 30 cm. derinliğinde, 150 cm. genişliğinde ve 2 metre derinliğinde 170 cm. genişliğinde olmak üzere iki ayrı çukurun kazılmış olduğunun tespit edildiği, sanıkların olay yerinde bulunmadıkları anlaşılmakla;
Dosya kapsamına göre, sanıklara isnat edilen ve 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 74/1. maddesi kapsamına giren suç için kanun maddesinde öngörülen cezanın süresi itibariyle davaya bakmanın, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 10,11,12 maddeleri hükmüne göre Asliye Ceza Mahkemesinin görevine girdiği anlaşıldığından, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Dosya kapsamındaki olay tespit tutanağında sanık ...'ın söz konusu kazıyı kendisinin yaptığını söylediğinin belirtildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında ise çukuru kendisinin kazmadığını ancak kazılı çukuru eli ile karıştırarak bir şey olup olmadığına baktığını beyan ettiği, kazılan yerden çıkarılan toprakta kültür varlığı parçalarının bulunduğu dikkate alındığında; sanığın eyleminin 2863 sayılı kanunun 74/1. cümlesine temas eden suçu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 26.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.