Esastan ret
SAYISI: 2020/99 E., 2021/143 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince mahkemenin yetkisizliği ile dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı,Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.04.2023 günü davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat Eda Aydın Yenihayat dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının sorumluluk sigortacısı olduğu Sunny Day gemisinin 14.09.2007 tarihinde Trabzon-Soçi seferini yaparken battığını ve gemide bulunan müvekkiline ait çekici ve dorselerin üzerindeki mallarla birlikte tam zayi olduğunu, meydana gelen hasarın tazmini için yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını, bu nedenle Sunny Day gemisi donatanı, taşıyanı, işleteni, acentesi ve sigorta firması aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.’nin sigorta sözleşmesine tazminat görüşmelerine aracılık etmesi nedeniyle davalı şirkete izafeten Bora Sigortacılık şirketine tebligat gönderildiğini, davalı sorumluluk sigortacısının da geminin donatanı, taşıyanı ve gemi adamlarının kusurları sonucu batan gemide zayi olan emtia zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sorumluluk sigortacısı olduğunu ve Romanya’da mukim bulunduğunu, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) uyarınca yetkili mahkemenin Romanya/Bükreş mahkemeleri olduğunu, üçüncü kişilerin kendisine doğrudan talep hakkının bulunmadığını, davacı tarafın talebini öncelikle donatana yöneltebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta poliçesini düzenleyen Ardaf S.A. Insurance and Reınsurance Co. S.A. ile bu şirketi devralan davalı S.C. Generali Romania Asiguarare Reasigurare S.A. yurt dışında mukim oldukları, Türk Mahkemelerinin yetkili hale gelmesi için sigorta poliçesinin sigortacının Türkiye'de bulunan bir şubesi ya da acentesi tarafından düzenlenmiş olması gerektiği, Sunny Day gemisinin sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin Romanya/Bükreş'te bulunduğu ve sigorta poliçesinin de yurt dışında düzenlendiğinin anlaşıldığı, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesine göre mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen yetkisizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1478 inci maddesi yarınca müvekkilinin uğradığı zararı doğrudan davalı sigorta şirketinden isteme hakkı bulunduğunu, 5718 sayılı Kanun'un 5 inci maddesine göre Türk hukukunun uygulanacağını, sözleşme gereği ifa yeri Türkiye olduğu gibi batma hadisesinin de Türkiye karasularında meydana geldiğini, sigorta poliçesinin düzenlenmesinde ve taraflar arasında tazminata ilişkin yapılan görüşmelerde dava dışı Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin aracılık ettiğini, Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin sigorta sözleşmesine aracılık etmesi nedeni ile Ardaf S.A. Insurance And Reinsurance'a izafeten Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'ye tebligat gönderildiğini, ilgili şirket tarafından tebligatların alınmasına rağmen herhangi bir itirazda bulunulmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşımada kullanılan Sunny Day gemisinin Panama bayraklı olduğu, geminin klüp sigortacısı olan davalı şirketin de Romanya'da faliyet gösterdiği, dava konusu uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazının 5718 sayılı Kanun'a göre değerlendirilmesi gerektiği, dosyaya sunulan sigorta poliçesi ile tercümesinden Sunny Day gemisinin Ardaf S.A. Insurance and Reınsurance Co. S.A tarafından sigortalandığı, sigorta poliçesinin de yurt dışında düzenlendiğinin anlaşıldığı, Ardaf S.A. Insurance and Reınsurance Co. S.A ile bu şirketi devralan davalı S.C. Generali Romania Asiguarare Reasigurare S.A. yurt dışında mukim oldukları, Bora Sigortacılık Aracılık Hizmetleri A.Ş.'nin sigorta poliçesinin düzenlenmesine aracılık ettiği ve davalı sigorta şirketinin Türkiye acentesi olduğunun davacı tarafça ispatlanamadığı, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesine göre davanın yetkisizlik nedeni ile usulden reddine karar verilmesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
Dava, gemi ile taşınan yükün zayii olmasından dolayı meydana gelen zararın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olup, uyuşmazlık, davalının yetki itirazının yerinde olup olmadığına ve Türk Mahkemelerinin yargılama yetkisinin bulunup bulunmadığına ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.