Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Sanık ... hakkında, yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda verilen ve yasa yoluna başvuru mercii ve süresi belirtilmeyen 10.10.2005 günlü ek kararın, 05.07.2006 günü sanığın Bornova/İzmir adresine Tebligat Kanunun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, mahkemece şartla tahliye edilen hükümlü hakkında deneme süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden bahisle aynen infaz kararı verilmesini müteakip sanık ...’ın 25.02.2016 tarihinde Pınarhisar Kapalı Cezaevi Müdürlüğü aracılığıyla gönderdiği dilekçe ile tahliyesini ve infazın durdurulmasını talep etmesi üzerine, mahkemece 19.02.2016 tarih ve 2016/240 Değişik İş kararı ile “Evrak üzerinden verilen uyarlama kararında yasa yolları ve mercii ile süresi belirtilmediğinden talebin temyiz olarak kabulüne ve infazın tehirine” karar verildiğinin anlaşılması karşısında; sanık ...’ın öğrenme üzerine yaptığı temyiz itirazının süresinde olduğu kabul edilerek, 10.10.2005 günlü uyarlama kararının yapılan incelemesinde;

5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca hükümlü yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ile bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması ve önceki yasaya göre suçların yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılmasının zorunlu bulunduğu gözetilmeden dosya üzerinden hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09.06.2003 tarihli kesinleşmiş ilk hükümdeki ceza sürelerini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 22.10.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.