Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

11.04.2012 günlü ilk hükümde tekerrüre esas alınan İstanbul 18. Ağır Ceza (Kapatılan Beyoğlu 1. Ağır Ceza) Mahkemesince 06.06.2005 gün ve 2005/213 -133 sayılı uyarlama sonucu verilen ek kararda neticeten 2 yıl 6 ay hapis, bozma sonrasında tekerrüre esas alınan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.04.2009 gün ve 2008/392-2009/131 sayılı kararında ise neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezalarının tayin edildiği dikkate alındığında, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın İstanbul 18. Ağır Ceza (Kapatılan Beyoğlu 1. Ağır Ceza) Mahkemesinin 2005/213-133 sayılı ilamı ile verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeyerek aleyhe değiştirmeme ilkesine uyulmaması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK'nin tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “5237 sayılı TCK'nin 58/6-7. maddesi gereğince, sanığın cezasının, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.04.2009 gün ve 2008/392-2009/131 sayılı ilamı ile hükmedilen 4 yıl 2 ay hapis cezasına ilişkin önceki hükümlülüğü nedeni ile mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; ancak, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince aleyhe değiştirmeme ilkesi gözetilerek, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın İstanbul 18. Ağır Ceza (Kapatılan Beyoğlu 1. Ağır Ceza) Mahkemesinin 2005/213-133 sayılı ilamı ile verilen neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası esas alınarak belirlenmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” cümlelerinin yazılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.